Yeni Yıl Yazıları

Noel Baba ve Odin – Noel ve Yule

Noel Baba

Yazar: Sons of Vikings

Çevirmen: İpek Ortaer

Santa ve Odin – Noel ve Yule

 

Noel Baba kısmen Odin’den mi esinlendi?

Her şeyden önce…

1) 3. yüzyılda fakirlere yardım eden Aziz Nikolaos’tan açıkça etkilendiğini inkâr etmiyoruz. Yine de Aziz Nikolaos’ın uçmak gibi yetenekleri ya da hediye hazırlayan elfleri yoktu. Bu yazı, hayalî bir karakter olan Santa (Noel baba) ile İskandinav mitolojisindeki Odin arasındaki ilginç benzerliği incelemek için yazılmıştır.

2) Pek çok tarihçi, günümüzdeki (ağaç süslemek, çelenk hazırlamak, ökseotu asmak vb.) Noel geleneklerinin pek çoğunun İskandinav tanrısı Odin’le ilişkili popüler İskandinav bayramı olan Yule’a (ya da Jul) kadar gittiği fikrine katılırlar. Bunun bir kanıtı olarak içerisinde “Yule, Yuletide (Yule Zamanı/Noel Zamanı), Yule Log (Yule/Noel Kütüğü)” gibi sözcüklerin geçtiği pek çok popüler Noel ilahisi gösterilebilir. Tarihsel açıdan bakıldığında kilisenin, yaygın pagan bayramlarını Hristiyan bayramlarıyla değiştirdiği görülse de birçok özgün Yule geleneği yıllarca devam etmiştir.

3) İskandinav mitolojisinde bahsedilen, hayvanların çektiği kızaklara binip gökyüzünde uçan İskandinav tanrıları, Odin’in hediye dağıtıcılığıyla bilinmesi, büyülü elf ve cücelerin özellikle bu hediye hazırlamakla bilinmeleri (Thor’un çekici bu hediyelerden biridir) ve bu hediye hazırlayan elflerin “Odin’in adamları” diye anılması gibi hususlar da göz önünde bulundurulduğunda, Yuletide ile Noel’in bu bariz örtüşmesi daha da mantıklı gelecektir.

Bu yazdıklarımıza, aşağıda listelenen diğer benzerlikleri de ekleyin; ardından siz karar verin.

Görsel: “Yule Şenliği sırasında yan yana gelerek benzerliklerini gösteren Noel baba ile Odin.”

 

Günümüzde Noel, birçok kültürden gelen geleneklerin birleşimidir ve hem Hristiyanlıkla ilgili hem de Hristiyanlık öncesi birçok unsuru içinde barındırır. Bunların arasında en yaygın olanlardan biri Yule’dur. Bazılarına göre Yule hâlâ kış mevsiminde 12 gün ve gece süren kutsal bir dönem ve/veya festival olarak kabul edilir. Noel (25 Aralık) genellikle Yule’un ortasına denk gelir. Diğer kış dönümü bayramlarında olduğu gibi Yule’da da karanlığa karşı zafer kazanan ışığın umudu ve güneşin yeniden doğuşu kutlanır. Yule sırasında bütün tanrılar, özellikle de kendisinden Jólfaðr (Yule’un Babası) diye de söz edilen Odin şereflendirilir. Yule, aile ve arkadaşların misafirperverlik, yeme-içme, hediye verme, kışın getirdiği yoksunluklar ve tehlikeler karşısında birbirlerini neşelendirme yoluyla karşılıklı olarak aralarındaki bağları güçlendirdikleri bir zaman olarak nitelendirilir.

“The Wild Hunt of Odin” (Odin’in Vahşi Avı), Peter Nicolai Arbo, 1872

 

O hâlde, “Yule’un Babası” diye anılan Odin’in, hayalî karakter Santa (Noel baba) üzerindeki ikinci bir etki olması mümkün müdür? İlk bakışta bu karşılaştırma saçma gelebilir. Bacalardan içeri girerek çocuklara hediyeler getiren tonton, şişman bir adamın tek gözlü, kuzgun kanatlı Viking savaş tanrısıyla ne gibi bir bağlantısı olabilir ki? Ama yakından inceleyince bu ikisi arasındaki benzerlikler açıklık kazanıyor.

Günümüzde reklamlara uyarlanmış (Noel Baba’nın mavi giysili yandaki eski kartpostalda ve aşağıdaki diğer beş benzer kartpostalda olduğu) Noel baba imgesini bir kenara koyup daha geleneksel görsellere baktığımızda, yaptığımız karşılaştırma hemencecik şekilleniyor.

Odin, pek çok kılığa girmesiyle biliniyordu ve pek çok adı vardı. Ancak girdiği kılıklar arasında en gözdelerinden biri geniş kenarlı bir şapka ya da kukuleta takan, pelerine sarılmış yaşlı, ak sakallı gezgindi (sağda, Georg van Rosen’in 1886 tarihli siyah beyaz Odin tasvirinde görülebilir).

August Malmstrom’un “Odin’s Hunt” (Odin’in Avı) (1901 öncesi) isimli siyah beyaz çiziminde görüldüğü üzere Odin, bilginin peşinde dokuz diyardan geçerken saklanmak için bu kılığa girerdi. Bu Odin tasviri, herhangi bir Viking’in aşina olacağı bir imgeydi; tıpkı Noel Baba’nın özgün tasvirinde olduğu gibi. Viktoryen düşüncelerle yazılmış 1823 tarihli “Twas the Night Before Christmas”[1] ve Coca-Cola’nın 1920’li ve 1930’lu yıllarda yeniden yarattığı imgeden çok önce Noel Baba, at sırtında seyahat eden, kürklü bir pelerin giyen ve geniş kenarlı şapka ya da kukuleta takan, uzun ve sıska bir adam olarak tasvir edilirdi.

Noel Baba/Odin karşılaştırmasına şunlar da dâhil edilebilir:

  • Odin, Yule gecelerinde gökyüzünde uçarak iyileri ödüllendirir ve kötüleri cezalandırır: Vikingler ve diğer Kuzey Avrupa halkları, buz devlerine ve karanlığın güçlerine karşı düzenlenen büyük av sırasında Odin’in tanrılardan, elflerden, canavarlardan ve atalarının ruhlarından oluşan bir topluluğa liderlik ederek rüzgârlı gecelerde gökyüzünde koştuğuna inanırlardı. Sıklıkla bahsedildiği üzere bu Vahşi Av, kış fırtınaları ve hatta tehlikeli kehanetlerle bağlantılıydı. Vahşi Av başladığında tanrıları öfkelenmesi için kışkırtanlar, kendilerini uğursuzluklar içinde bulurken Odin’in ayrıcalıklı tuttuğu kişiler ise iyi talih ve hediyelerle karşılaşırlardı. Vahşi Av, kış mevsiminin herhangi bir gecesinde gerçekleşebilirdi fakat özellikle Yule’un 12 gecesi ile ilişkilendirilmişti. Noel Baba’nın Noel gecesinde bütün dünyayı uçarak geçmesi de buna benzer bir imgedir.
  • Odin sekiz bacaklı uçan atı ile bilinirdi: İsveç’te bulunan bu bin yaşındaki taş oymacılığında görüldüğü üzere, Odin’in sekiz bacaklı uçan atının adı Sleipnir’di. Yukarıdaki eski kartpostallarda görüldüğü üzere, Noel Baba aslında at sürerdi. Noel Baba’nın Ren geyiği kullanması (bu geyiklerin de 8 tane olması oldukça ilginçtir) daha sonraları 1823 tarihinde “A Visit From St. Nicholas” (ya da diğer adıyla “Twas the Night Before Christmas”) ile ortaya çıktı. Savaşa giderken Odin, Sleipnir’in sırtında olsa da diğer İskandinav tanrılarının çoğu (Thor’un keçileri ya da Freyja’nın kedileri gibi) büyülü uçan canavarların çektiği savaş arabaları ya da kızakları ile bilinirdi. Şiirsel Edda’da[2] geçen Sigdrifumal isimli şiirde Sleipnir’in, kızağına bağlı dizginlerine runlar oyulduğundan bahsedilir (bu da Sleipnir’in bazen arkasında bir kızak çektiğini kanıtlar). Karlı İskandinavya’da iki tekerlekli savaş arabası yerine bir kızak tercih edilirdi. Meşhur Viking gemisi Oseberg batığında bu türden üç kızak bulunmuştur; içlerinden biri aşağıdaki fotoğrafta görülmektedir.Hayalî Noel Baba karakteri ilk kez yaratıldığında Ren geyiği, Finlandiya’da ve Viking anavatanının Kuzey İskandinav krallıklarını çevreleyen diğer soğuk topraklarında kızak çekmekte kullanılan hayvanlar olarak bilinirdi.Pek çok yazar, çocukların Vahşi Av’dan yeni dönen ve aç olan Sleipnir’e hediye olarak botlarının içine saman ve havuç bıraktığı eski İskandinav öyküleriyle de bağlantı kurar. Bu çocuklar, verdikleri yiyecekler karşılığında sabah uyandıklarında botlarını hediyelerle dolu bulurlardı. Bunun, Noel Baba ve Ren geyiği için sunulan çağdaş ikramların karşılığında şöminenin yanına (bot şeklinde) çoraplara doldurulmuş hediyelerin kökeni olduğu düşünülmektedir.  Ancak bu konu hakkında henüz birincil bir kaynak bulamadık.
  • Odin hediyeler verirdi: İskandinav mitolojisinde Odin’in insanlığa hediyeler dağıttığına ilişkin pek çok örnek vardır. Dünyayı yaratıp insanlara hayat vermenin (ve bir tanrıdan beklenebilecek diğer şeylerin) yanı sıra Odin bazen ortaya çıkıp layık bulduğu kişilere ihtiyaç duydukları bazı özel ögeler verirdi. Örneğin Völsunga Saga’da Odin, şu an herkesin aşina olduğu kılığa bürünüp kahraman Sigmund’a büyülü bir kılıç hediye etmeye gelir. Hrólf Kraki Sagası’nda (Uzun Hrólf Sagası) Kral Hrólf yaşlı, sakallı, bir gözü eksik bir adamdan gelen misafirperverce hediyeler olan zırh ve silahları reddeder ama sonradan hediye getiren kişinin kılık değiştirmiş Odin olduğunu fark eder. Ardından Hrólf, bu silahları almadığı için ölür. Odin’in pek çok adından biri de Óski (Dilek Gerçekleştiren) idi.

Şiirsel Edda’daki Voluspa en skamma şiirinde Freya, hediye veren olarak bilinen Odin’i ayrıntılarıyla anlatır:

“Odin’den,

Bizi hatırlamasını isteyeceğiz,

O, hak edenlere altın dağıtır.

Hermoth’a kask ile zırh verdi.

Sigmund’a bir kılıç hediye etti.

Bazılarına zafer,

Kimilerine para,

Pek çoklarına belagat,

Ve herkese sağduyu dağıtır.

Denize dalga,

Şairlere sözcükleri kullanmada ustalık katar;

Birçoklarına sevginin mutluluğunu verir.”[3]

  • Hediye hazırlayan elfler, “Odin’in adamları” olarak anılırdı: İskandinav mitolojisindeki cüceler ve elfler, Odin’in büyülü mızrağı (Gungnir), Thor’un büyülü çekici (Mjolnir) ve diğer pek çok tanınmış hediye gibi özellikle fevkalade şeylerin yaratıcıları olarak bilinirlerdi. Elf diyarı Alfheim, daha sonraları tanrı Freyr’a hediye edilmiş olmasına rağmen elflerin, Odin ile her zaman özel bağı olmuştur. Şiirsel Edda’daki Thorsdrapa (Thor’un Şarkısı) şiirinde Elflerden “Odin’in adamları” diye bahsedilmektedir.
  • İskandinavlar Odin’in, iyi ya da kötü insanların kim olduğunu bildiğine inanırlardı: İskandinav mitolojisinde Odin, ileri görüşlü, her şeyi bilen bir tanrı olarak kabul edilirdi. İsimleri Huginn ile Muninn olan iki kuzgununu her sabah, Dokuz Diyar’da olan biteni öğrenmeleri için yollar ve her gece bu doğaüstü kuşlar geri gelip ona rapor verirlerdi. Odin dünyayı dolaşır, bilgelik ve bilgi arardı. Hem sevdiği insanları hem de güvenmediklerini denetlerdi. Odin aynı zamanda Freya ile birlikte insanların, Valhalla’ya girecek kadar değerli olup olmadıklarına karar veren “Ölen Yiğitleri Seçenler” (Valkyrja) idi.
  • Noel Baba, Kuzey Kutbu’nda yaşar: Odin’in, sadece Bifrost Köprüsü geçilerek ya da Yggdrasil ağacının gövdesine tırmanılarak ulaşılabilen Asgard adındaki doğaüstü bir diyarda, bizim gerçekliğimizin dışında bir âlemde yaşadığı söylenir. Odin genellikle buz devlerine (ya da ayaz devlerine) karşı savaşır. Bir karşılaştırma yapmak gerekirse, İskandinavya’nın kayda değer bir kısmı, yaşamın neredeyse imkânsız olduğu, ıssız, donmuş yerleri kapsayan Kuzey Kutup Dairesi içinde kalır. İskandinavya’da yaşayan ilk insanlar, gece yarısı güneşinin ve kuzey ışıklarının görüldüğü kuzeydeki dağlık, zorlu ve soğuk bölgeleri, doğal olarak, büyülü ve “tanrıların ve devlerin ülkesi” ile özdeşleştirmişlerdi. Elbette Vikingler o zamanlar dünyanın geri kalanınca “Kuzeyliler” olarak tanınıyorlardı.
  • Santa’nın[4] adı aslında Noel Baba idi: Odin’in en bilinen adlarından biri Allfather (Tanrıların Tanrısı) idi. Yukarıda da bahsedildiği üzere, Jólfaðr (Yule’un Babası) olarak da adlandırılıyordu.

Halk bilimci Margaret Baker şunları söyler:

“25 Aralık günü ortaya çıkan Santa ya da Noel Baba’nın dış görünüşü konusunda, kış ortasında, gökyüzünde sekiz bacaklı savaş atı Sleipnir’in üzerinde yol alarak halkını hediyelerle ziyaret eden kuzeyin mavi kukuletalı, pelerinli, ak sakallı Hediye Getiren’i olan Odin’e çok şey borçludur. […] Odin [zamanla] önce Noel Baba’ya sonra da Santa’ya dönüşmüş, Aziz Nikolaos ve Çocuk İsa ile zenginleşerek Noel sahnesinde başrol oyuncusu olmuştur.”

Noel Baba’nın yüzyıllar önce ne anlama geldiğini bir düşünün. Noel Baba, koruma, bolluk, cömertlik ve neşeyle birlikte güçlüklerle (kış mevsimi tarım toplumları için oldukça zor bir zamandır) yüzleşmeyi temsil ederdi. Bu niteliklerin aynısı, sadece bir savaş tanrısı değil, aynı zamanda şiir ve bilgeliğin de tanrısı olan, hediye verme ve kahramanca metanetin vücut bulmuş hâli Odin hakkında yazılanların da özünde vardır.

Noel baba, kültürlerin karışımından oluşan bileşik bir karakterdir. İskandinav ve Cermen mitolojileri, 3. yüzyıl Doğu Roma İmparatorluğu’ndaki Aziz Nikolaos, Sinterklaas ile diğer bölgesel çeşitlemeler gibi Orta Çağ ve sonrasındaki halk anlatıları, Viktorya Dönemi şiir ve gravürleri ve hatta 1930’lardaki Coca Cola reklamları ile sonrasından günümüze gelen diğer popüler kültür ögeleri gibi değişen pek çok kökeni vardır.

Noel ile Yule’un karşılaştırması

  • Noel ilahileri: Noel ilahilerinden neredeyse kesin bir şekilde farklı bir yapıya sahip olsalar da İskandinavlar da Yule ilahileri okurlardı. Kuzeyli çocuklar maskeler takıp kapı kapı dolaşarak komşularına ilahiler okurdu.
  • Büyü geceleri, büyülü varlıklar ve bayram mucizeleri: Vikingler, Yule’a yaklaşan dönemin, özellikle de gecelerin, büyülü olduğuna inanıyorlardı. Keltlerin Samhain şenliğinde olduğu gibi bizim dünyamız ile doğaüstü dünya arasındaki sınırın en zayıf olduğu zaman bu dönemdi. Ruhlar ormanlarda ve tarlalarda dolaşabilirlerdi. Elfler, cüceler ve diğer varlıklar etkindi ve insanların işlerine karışabilirlerdi. Bu çeşitli ruhlar ve varlıklar ihtiyacı olana ve onlara gereken saygıyı gösteren insanlara bazen bereket getirebilir veya onlar için adaleti sağlayabilirlerdi. Fındıkkıran ya da Ebenezer Scrooge’un ruhani yolculukları gibi günümüz Noel’inin büyülü gece imgesini gösteren öyküler çok daha sonraki dönemlere aittir fakat bu anlatılardaki duygu ve temaları Vikingler de kesinlikle yadırgamazlardı.
  • Kek ve şekerleme hediyeleri: Bu yiyecekler, muhtemelen kökenleri eski Hint-Avrupa kültlerine dayanan ama Viking Dönemi’ndeki (Freyja ve Frigg gibi) Aesir Tanrıçalarına bürünen kader (Nornlar) ve annelik gücüne (doğurganlık ve beslenme) sunulurdu.
  • Tanrıçalara saygı: Pek çok Hristiyan için Meryem, özellikle önemli bir Noel karakteridir ve genellikle özel ilgi görür. Vikinglerde de tanrıçalara önem verilir ve Yule sırasında tanrısal anneliğin kutlanması konuları birbirine benzerdi.
  • Çelenkler: Yule geleneklerinden bir diğeri de çam ağacının dallarından büyük tekerlekler yapmak, bu tekerlekleri ateşe verip güneşin şerefine onları tepeden aşağı yuvarlamaktı. Çelenklerin yuvarlak olması aynı zamanda mevsimlerin döngüsel doğasını ve İskandinav evren/zaman kavramını betimliyordu.
  • Yule kütükleri: Yule şenliğinde Vikingler, gelecek yılın iyi şans getirmesi için üzerine runlar işlenmiş büyük meşe kütükleri yakarlardı. Meşe, ağaçların en çetinidir; bu nedenle de meşe kütükleri gece boyunca şenliği neşelendirmek ve karanlığı uzaklaştırmak için uzun uzun yanıp sıcaklık yayabilirlerdi.
  • İçki içmek: Noel ve Yeni Yıl, göze çarpan alkol tüketiminin sosyal açıdan daha kabul edilebilir hâle geldiği başlıca zamanlardır. Vikingler, geceler boyunca hayvan boynuzlarından (ya da bazen düşmanlarının kafatasından) bal şarabı ve özel olarak hazırlanmış biralardan içerek Yule’u kutlarlardı.
  • Ökseotu: Tanrıların en sevilerinden biri olan Baldr’ın ökseotundan yapılmış bir mızrakla öldürülmesini tezgâhlayan, kurnazlık ve felaket tanrısı Loki’ydi. Daha sonrasında, aynı öykünün son sözünde ökseotu meyveleri aşkın sembolü oldu. Bunun sonucu olarak da ökseotu altında öpüşme geleneği ortaya çıktı. Yule temasına uygun olarak Baldr’ın ölümünün de Ragnarok’tan sonra yeniden doğuşa öncülük ettiği düşünülürdü.
  • Noel ağaçları: Vikingler (özellikle tanrılarını şereflendirmek için) ağaçları yiyecek, hediyeler ve küçük oyma işleriyle süslerlerdi. Ağaçların üzerinde mum yakma geleneği hakkında 19. yüzyıl öncesine giden bir kanıt yoktur ve bu nedenle her zaman işini bilen Vikinglerin bundan daha mantıklı davrandığını umabiliriz.

Bayramlar, pek çok atamızdan bize kadar gelen geleneklerin harmanlandığı zamanlardır. Farklı kökenlerine rağmen Noel, insanların bir araya gelmek için soğuğa meydan okuduğu, akrabalık ve dostluk bağlarını güçlendirdikleri, geçmişleri ve gelecekleri üzerine düşündükleri ve dünyadaki manevi yerlerini değerlendirdikleri bir dönem olmayı sürdürmektedir.

 

Dipnotlar

[1] Clement Clarke Moore’un Türkçeye “Noel’den önceki gece” olarak çevrilebilecek şiiri (Ç.N.).

[2] Şiirsel Edda, eski İskandinavya’daki anonim şiirlerden oluşan bir koleksiyonun çağdaş yorumudur (ç.n.).

Daha fazla bilgi için bkz. https://gorgondergisi.com/edda/

[3]   Crawford’un İngilizce çevirisi tarafımca Türkçeye çevrilmiştir. (ç.n.)

[4] Aslında Santa, Santa Claus ve Father Christmas kavramları Türkçe ifade edilmek istendiğinde kendisine Noel Baba olarak karşılık bulur. Bu kavramların bir arada kullanılmak istenmesinin sebebi ise bu yazıda da belirtildiği üzere farklı kültürler ve mitlerde bu kavramın zaman içerisinde değişim göstermesidir. Buna bağlı olarak “baba” figürü olma özelliğinin belirtilmesi açısından iki kullanımı birlikte yazılmıştır (e.n).

 

Kaynakça:

McCoy, D. The Viking Spirit: An Introduction to Norse Mythology and Religion.2016 https://norse-mythology.org/viking-spirit-introduction-norse-mythology-religion/

Crawford, J. The Poetic Edda: Stories of Norse Gods and Heroes. Hackett Classics. Indianapolis, Indiana. 2015.

Crawford, J. The Saga of the Volsungs with the Saga of Ragnar Lothbrock. Hackett Classics. Indianapolis, Indiana. 2017.

Foltz, J.S.S. Beasts from the East and Magical Monarchs: The Connection between Sweden, Swedes, and the Supernatural in the Saga Corpus. University of Oslo. 2019. https://www.duo.uio.no/bitstream/handle/10852/70122/UiO-Thesis-.pdf?sequence=1&isAllowed=y

Image Gallery of Vintage Noel baba https://www.pinterest.com/laurarcaballero/vintage-santa-postcards-images/

Guerber, H.A. Myths of the Norsemen from the Eddas and Sagas. Londra. 1909. http://www.gutenberg.org/files/28497/28497-h/28497-h.htm

Wigington, P. The Origins of Noel babae. ThoughtCo. 11 Aralık 2017. https://www.thoughtco.com/the-origins-of-santa-claus-2562993

The Sleighs. UiO: Museum of Cultural History. https://www.khm.uio.no/english/visit-us/viking-ship-museum/exhibitions/oseberg/sleighs.html

Reindeer husbandryhttp://www.barentsinfo.org/Contents/Economy-and-Business/Reindeer-husbandry

Kvilhaug, M. The Old Norse Yule Celebration. Lady of the Labyrinth. Aralık 2012. http://freya.theladyofthelabyrinth.com/?page_id=397

Vinje, J. G. Don’t Take Odin Out of Yule. The Norwegian American. 19 Aralık 2014. http://www.norwegianamerican.com/featured/dont-take-odin-out-of-yule/

McCoy, D. The Death of Baldur. Norse Mythology for Smart People. https://norse-mythology.org/tales/the-death-of-baldur/

Redaktör: Elif Eryiğit

Editör: Cemre Yıldırım

Görev Alan Yayın Kurulu: Arman Tekin, Cemal Özer, Melis Fettahoğlu Hallier, Martı Esin Şemin, Utku Baran Ertan

 

Bu yazıdaki görseller sonsofvikings’in izniyle kullanılmıştır.

 

Yazının orijinali için:

https://sonsofvikings.com/blogs/history/viking-origins-of-christmas-yule-traditions

Related posts

Leave a Comment