Geç Antik Dönem’de Roma Ordusu ve Barbarlaşma

Yazar: Hüseyin Hakan Gazioğlu


Geç Antik Dönem’de Roma Ordusu ve Barbarlaşma

Giriş

Praetorian Muhafızları Kabartma Heykel MS 2. yüzyıl

Roma ordusunun gelişimi, Roma tarihinin benzer bir görüntüsünü sunar. Ordu ve Roma yönetimi güçleri ya da zayıflıkları oranında genellikle aynı kaderi paylaşmış, Roma gücünün varlığı ve sürekliliği ordunun başarısına bağlı olmuştur. Aynı şekilde Roma Cumhuriyeti’nin imparatorluğa dönüşümü ile askeri gücünün artışı arasında doğrudan bir nedensellik bulunur. Ordu imparatorluk Dönemi’nde sistemin dayandığı noktalardan biridir. Bu dönemde geniş sınırlara sahip imparatorluğun yönetilmesi güçlü bir ordu yaratılmasını gerektirmiş, Augustus 1. yüzyıldan 3. yüzyıla kadar üstün savaş makinesi olarak görülen Roma ordusunu kurmuştur. 3. yüzyıldan itibaren Roma ordusunun klasik Roma lejyonunun özelliklerinde farklı bir karaktere sahip olduğu görülür. Bu dönemde ordu bünyesinde Romalı olmayan farklı etnik kökenlerden asker ve süvari sayısı giderek artmıştır. Birçok tarihçi bu durumu Batı Roma İmparatorluğu’nun parçalanmasıyla ilişkili olarak ordunun “barbarlaşması” olarak tanımlamıştır. Ancak bu durum Geç Roma/Erken Bizans dönemi ordusunun bir özelliği olarak ortaya çıkmaktadır.

Geç Antik Dönem’de Ordu

Erken imparatorluk döneminde Augustus’un (MÖ 27- MS 14) kurduğu Roma ordusu hareketli ağır piyade askerleri, süvari ve donanma birlikleri olarak üç bölümden oluşmaktadır. Piyade ve süvari kıtaları lejyon[1] ve auxiliary[2] biçiminde iki temel birime ayrılmıştır.[3] Roma’da ilk garnizon birlikleri Augustus tarafından kurulmuştur.[4] Bu birlikler cohortes praetoria denilen imparatorluk muhafız ordusudur.[5]

Geç 2. yüzyıldan itibaren hareketli sahra birlikleri olan lejyonlar iç bölgelerin savunması yerine bölge sınırlarına, özellikle asker alımı yapılan bölgelere konuşlandırılmış,[6] benzer şekilde auxiliary alayları sınır kalelerine yerleştirilmiştir.[7] Bu dönemde Roma askeri sistemi sınır savunmasına evrilmiş, sahra orduları giderek garnizon ordusuna dönüşmüştür.[8] 3. yüzyılda bir sınır koruması görünümünde olan imparatorluk ordusu saldırılar karşısında etkisizleşmiştir.[9] İmparatorluk sınırlarının gerisinde Roma’da bulunan praetorian muhafız ordusu dışında harekete hazır birlikler yoktur. Öte yandan praetorian muhafız ordusu 2. yüzyıldan itibaren politikleşmiş ve imparatorların kaderine etki eden bir faktör hâline gelmiştir.

Diokletianus Reformu

Diokletianus döneminde ordunun etkisizliği ve sınırların zayıflığı tetrarşinin (dörtlü yönetim) acil düzenlemeler yaptığı sorunların başında gelmiştir. İmparatorluk dış saldırılara karşı korunmaya çalışılmış, Afrika, Suriye, Ren ve Tuna sınır bölgelerine setler, kale ve kuleler yapılmış,[10] sınır ordusu[11] takviye edilmiştir.[12] Savunma önlemlerinin genişletilmesinin yanında asker sayısı arttırılmış ve eski lejyon yapısı terk edilmiştir.[13] Ordu bu dönemde hareketli sahra ordusu comitatense[14] ve sınır ordusu limitanei olarak iki gruba bölünmüştür.[15]

Karakteristik Roma Askeri – Kaynak: McNab, 2010

Comitatenses

Hareketli sahra birlikleri olan comitatensesler en üst komuta kademesini oluşturan magister militumların emrine verilmiştir. Sınır askerlerine göre daha iyi eğitilmiş, profesyonel askerler olan comitatensesler genellikle orduya gönüllü olarak alınmış, yüksek maaşlı, ailesi olmayan genç askerlerden oluşan birliklerdir. Geç dönem ordusunun en önemli birlikleri olan sahra ordusu askerleri aynı zamanda manevra kabiliyetleri sayesinde savunmanın dışında saldırı birlikleri olarak ayrıcalıklı sayılmışlardır. Bir bölgeden diğerine gidebilmek için genellikle önemli güzergahların arkasına konuşlandırılmışlardır ancak harekete hazır olabilmeleri için bulundukları bölgeye yerleştirilmemişlerdir.[16] I. Konstantinus döneminde sahra ordusu birliklerinde bulunan piyade ve süvari askerleri, piyade komutanı magister peditum ve süvari komutanı magister equitum olarak iki yeni komutanın emrine verilmiştir.[17]

 

Limitanei

İki Roma Lejyoneri Kabartma Friz Parçası – Moguntiacum(Mainz) – MS 1. yüzyıl ortaları – Kaynak: Pollard ve Berry, 2015

Limitaneiler komutalarından douxların sorumlu olduğu kalıcı olarak sınır bölgelerine yerleştirilmiş sınır koruma birlikleridir. Terim sınırda bulunan bütün askeri statüleri kapsamıştır. I. Konstantinus döneminde yapılan değişikliklerde sınır orduları, ripenses ya da ripensaries, eski tipte yardımcı ordu birlikleri cohort[18] ve alae[19] yanı sıra atlı okçular vexillationes[20] ve equites gibi çeşitli süvari askerlerinden meydana gelmiştir. Limitanei içerisinde piyade ya da süvari olsun en yüksek rütbeli sınır askerleri ripenseslerdir. Bunlar 325 tarihli kanunda comitatenses sınıfı askerlerinden sonra yüksek rütbeli askerler olarak görünür.[21] Limitaneiler yerleştirildikleri ya da yaşadıkları belirli bir bölgeyi korumakla yükümlüdürler. Bazı liminateiler gerekli durumlarda pseudo-co mitatenses adı altında sahra ordusunu takviye etmek için kullanılmıştır.[22] Temelde ücretli bir asker grubunu oluşturan limitanei askerlerinin statüsü zaman içerisinde toprağa bağlı bir kategori hâline gelmiştir. 4. ve 5. yüzyıllarda sınır askerlerine agri limitanei olarak bilinen toprak bağışları yapılmış, hizmetleri kalıtsal hâle getirilerek capitatio-iugatio vergisinden ve olağan dışı vergilerden muaf tutulmuşlardır.[23] Genellikle sınır boylarında aileleri ile yaşayıp, tarımla uğraşmış ve sınır garnizonlarında görev yapmışlardır. 4. yüzyıl yarısından itibaren profesyonel asker özelliklerini kaybeden sınır askerleri giderek limitanei militia olarak bilinen bölge milisine dönüşmüşlerdir.[24]

I. Konstantinus Reformu

I. Konstantinus Milvian Köprüsü Savaşı[25] sonrası (MS 312) Maxentus’u destekleyen Erken İmparatorluk döneminden kalma praetorian muhafız ordusunu dağıtmıştır. İmparator devam eden korunma ihtiyacı nedeniyle tamamı süvarilerden oluşan scholae palatinae muhafız ordusunu oluşturmuştur. Notitia dignitatuma göre scholae palatinae ordusu İtalya’da beş, Konstantinopolis’te ise yedi alaydan oluşan 500 kişilik birliklerdir.[26] İmparator praetorian muhafızlarının kendi generalleri altında neden oldukları taht gasplarını engellemek için scholae palatinae birliklerini doğrudan kendi komutasına almıştır.[27] Hareketli ordunun bir parçası olmalarına rağmen imparatora eşlik etmenin dışında saraydan ayrılmayan birlikler 5. yüzyıla kadar Germen askerlerinden seçilerek oluşturulmuş ve normal süvariden daha ayrıcalıklı bir süvari grubu hâline gelmiştir.[28] Scholae birlikleri 5. yüzyılda giderek tören alaylarına dönüşmüştür. I. Leo döneminde (MS 457-474) scholae birliklerinin muhafızlık görevi exkoubitores denilen 300 kişilik süvari birliklerine devredilmiştir ancak batıda bulunan birlikler imparatorluğun çöküşünden sonra Theodoric tarafından kaldırılmıştır.[29]

MS 4. yüzyılda Clibinarii Askeri – Kaynak: McNab, 2010

4. yüzyılda geç Roma ordusu hem hareketli birimlerde hem de kalıcı sınır güçlerinde manevra kabiliyeti ile öne çıkmaktadır. Bu durum atlı göçebe kabilelere karşı savaşan imparatorluk ordusunda, Gallienus döneminden (MS 260-268) itibaren yeni süvari birliklerinin kurulmasını sağlamıştır. Süvariler, ordunun daha hızlı hareket edebilmesi için comitatenses ve limitanei birliklerinde giderek önem kazanmışlardır.[30] 4. yüzyıl sonlarına kadar lejyonun esas vurucu gücü olarak piyade ağırlığı devam etmiş, süvarinin görevi piyadeyi kanatlardan desteklemek olarak görülmüştür. Hadrianopolis Savaşı’nda (MS 378) İmparator Valens komutasındaki ordunun, Goth süvarileri karşısında ağır şekilde yenilmesi süvarinin orduda stratejik önemini arttırmıştır. Bu nedenle geç dönem boyunca Roma ordusunun taktik ve savaş stratejisi değişmiştir.[31] Süvarinin destekleyici rolü ordu merkezine çekilmiş, piyade askerleri süvari kıtalarını desteklemiştir.[32] 3. yüzyılda yardımcı unsurlar olarak orduda yer almış az sayıda clibanarii mızraklı ağır süvari ile sınır bölgelerinde bulunan kabilelerden alınmış okçu birliklerinin kullandıkları silahlar 5. yüzyılda okçu komutanların emrine verilen piyade askerlerinin kullandıkları silahlar hâline gelmiştir. Aynı dönemde Hun ve Germen tipinde atlı okçu sagitarii ve özellikle Doğu’da mızraklı ağır süvari kataphtract ordunun en etkili savaş gücü olarak yaygınlaşmıştır.[33]

Gotların Roma İmparatorluğu İşgali

I. Theodosius’un MS 395 yılında ölümünden sonra imparatorluk doğu ve batı olarak ikiye ayrılmıştır. Bu dönemde imparatorluk otoritesi ve sınır ordusu zayıflamıştır.[34] MS 410 yılında Vizigotlar Roma’yı yağmaladığında batı idaresi etkisizleşmiş, Kuzey Afrika’nın Vandallar tarafından ele geçirilmesi imparatorun finansal kaynaklarını tahrip etmiştir.[35] Bu gelişmeler ekonomik olarak daha zayıf olan batıda ordunun sınırlar yerine lojistik destek kaynaklarına sahip büyük kent yakınlarına konuşlanmasına ve sınır savunmasının kademeli olarak bölgesel güçlere geçmesine neden olmuştur.[36] 5. yüzyılda batıda imparatorluk güçlerinden bağımsız, toprak sahipleri tarafından desteklenen özel ordular ortaya çıkmıştır. Bucellarii olarak bilinen bu ordular imparator yerine kendi patronlarına ve komutanlarına yemin etmiş yabancı paralı askerlerden meydana gelmiştir.[37] Batıda sivil yönetim giderek kontrolü generallere kaptırmış, politik ve ekonomik istikrarsızlık askeri zayıflıkla birleşerek Batı Roma İmparatorluğu’nun kademeli olarak çözülmesine neden olmuştur.[38]

6. yüzyılda sahra ve sınır ordusu arasındaki ayrım devam etmiş fakat düşmanı sınırlarda karşılama eğilimi terk edilmiştir.[39] Bunun yerine limitanei ordusu daha küçük birlikler hâlinde sınır garnizonlarına dağıtılmış, bu birlikler numerii denilen iki yüz ve dört yüz kişilik yerel güçlerden oluşturulmuştur. I. Iustinianus döneminde comitatenses birliklerinin sayısı benzer biçimde azaltılmıştır. Sahra ordusu daha küçük birliklere bölünmüş, hafif ve ağır süvari askerlerinden meydana gelmiştir.[40] 6. yüzyılda orduda büyük oranda paralı askerlik hâkimdir. Alımlar gönüllü yapılmış olmasına rağmen askerlere çeşitli ayrıcalıklar verilmiştir.[41] Diğer yandan sınır ordusu ya da sınır koruması kavramı giderek ortadan kalkmıştır. Geç 6. yüzyılda Suriye’nin tarımsal alanlarında birkaç garnizon kalmış, sınır savunması genellikle yerel güçler tarafından sağlanmıştır.[42] 7. yüzyılın ilk çeyreğinde Perslerin sınır bölgelerinde sıklaşan akınları sınırların güvenli alanlar için boşaltılmasına neden olmuştur. İmparatorluk sınırları bu dönemde Anadolu’nun iç bölgelerinin korunaklı alanlarına kadar daraltılmış, ordular bu bölgelere yerleştirilmiştir.[43]

Barbarlaşma

Roma geleneğinde askerlik, sağlıklı her yurttaşa ve bağlı bölge halklarına zorunlu kılınmıştır. Lejyonlar genellikle İtalyan ve Latin yurttaşlardan oluşturulmuş, auxiliary birimleri imparatorluğa bağlı halklardan seçilmiştir. Barbar sayılan halklar ve yabancılar askerlik hizmetinden dışlanmıştır. Bu nedenle askerlik görevi Romalı olmanın bir ayrıcalığı olarak görülmüştür.[44] Geç cumhuriyet dönemi boyunca İtalya dışı seferlere müttefik kabile ve vesayet altındaki krallıklardan asker almak sık uygulanan bir yöntem hâline gelmiştir. Julius Sezar Galya seferinde ordu hizmetinde Galyalı ve Germen süvarileri kullanmıştır. İç savaş döneminde Sezar’a karşı Pompey, Brutus ve Cassius’un oluşturduğu ordu birlikleri Anadolu, Suriye ve Mısır’ın yerli halklarından meydana getirilmiştir.[45] Augustus ve Marcus Antonius arasındaki Actium Savaşı’nda Augustus’un birlikleri Galya ve İspanya’dan alınmış askerlerden oluşturulmuş,[46] Antonius doğu bölgelerinden asker toplamıştır.[47] İç savaşın sona ermesinin ardından ordu hizmetinde yurttaşlık kavramına geri dönülmüş fakat 1. yüzyıl sonundan itibaren İtalya’dan yapılan asker alımları giderek azalmıştır. Lejyonlar Roma yurttaşı sayılan bölgelerden toplanmış ya da vatandaşlık bağışları ile asker alımları yapılmıştır.[48] Özellikle Tuna sınırına Augustus tarafından yerleştirilmiş emekli asker kolonilerine Septimus Severus dönemine (MS 193-211) kadar yurttaşlık verilerek asker ihtiyacı karşılanmaya çalışılmıştır.[49] İmparatorluğun asker ihtiyacı Caracalla döneminde (MS 211-217) imparatorluğun bütün bölgelerine yurttaşlık verilmesine neden olmuş, Illyriya, Trakya, Isauria, Galatya gibi uygar sayılmayan yerlerden asker alınmıştır.[50] Diğer yandan geç 2. yüzyılda Marcus Aurelius’un (MS 96- 180) Germen ve Sarmat kabile federasyonlarına karşı sürdürdüğü Marcomanni savaşlarında Germen, Sarmat, Goth kabileleri Ren ve Tuna sınırları boyunca hareket etmiş, bu kabileler 4. yüzyıl ortasına kadar diplomatik yollarla imparatorluk sınırlarına yerleştirilmiştir.[51] 3. yüzyılın savaş koşullarında imparatorlar ve taht için savaşan rakipleri giderek artan asker ihtiyacı nedeniyle imparatorluk sınırlarına yerleştirilen kabilelerden asker alımları yapmış ve kabile askerleri Romalı komutanların emrinde paralı asker olarak orduya dâhil edilmiştir.[52]

Justinianus Dönemi Roma Askerleri – MS 6. yüzyıl – Soldan Sağa Diziliş: Theodosia Askeri, Trakyalı Atlı Süvari ve Clibanarii Piyadesi

3. yüzyıl sonunda göçebe kabilelerin sınırlardaki baskısı tetrarşi döneminde kabile gruplarının ordu hizmeti karşılığında imparatorluğun savunma politikası ile birleştirilmesine yol açmıştır. Bu dönemde Frank kabilelerine sözleşme yoluyla terrae laeticae olarak bilenen toprak bağışları yapılmış, bu gruplar laeti olarak Galya’da Trier, Langres ve Amiens bölgelerine yerleştirilmiştir. Doğu sınırlarında ise Arap kabileleri imparatorluğun müttefikleri olarak kendi komutanları altında savunma görevini üstlenmişlerdir.[53] 4. yüzyılda kabile gruplarının imparatorluk sınırları içerisine yerleştirilmesi sistematik hâle gelmiştir. I. Konstantinus Pannonia bölgesine Vandalları yerleştirmiş, bu gruplar auxiliary birimlerinde kendi komutanları emrinde hizmete alınmışlardır. Hadrianopolis Savaşı’ndan (MS 378) sonra, I. Theodosius MS 382 yılında Gothları feodorati olarak askeri hizmetleri karşılığında Balkanlara yerleştirmiş ve annonae feoderatice denilen yıllık iaşe ya da nakit asker ödemesi yapmıştır.[54] Feodus anlaşması ile toprak bağışları yapılarak gerçekleştirilen yerleştirmeler kısa süre sonra paralı asker kontratı hâline gelmiş, imparatorluk yerleştirdiği kabile federasyonlarından feodorati kapsamında asker kiralamıştır.[55] Aynı şekilde Germen ve Sarmat kabileleri kendi komutanları altında orduya alınmış ve kabile yerleşmeleri imparatorluğun asker ihtiyacını karşılamak için geniş ölçüde kullanılmıştır.[56]

Geç 4. yüzyılda yabancı askerler Roma ordusunda oldukça önemli hâle gelmişlerdir. Özellikle süvarinin stratejik öneminin savaşlarda artması at üstünde savaşmaya alışkın kabile askerlerinin daha fazla istihdam edilmesine yol açmıştır. Yabancı askerler ordunun her biriminde hizmet vermiş, yurttaş ve yurttaş olmayan askerler arasındaki ayrım önemsizleşmiştir.[57] Aynı zamanda Roma vatandaşlarının sivil yönetime daha çok ilgi göstermesi yabancı askerlerin ordu hizmetinde yüksek rütbelere yükselmelerini sağlamıştır.[58] Yabancı askerlerin Roma ordusunda giderek daha önemli rol oynamasına rağmen geç Roma ordusunda bulunan yabancı asker birliklerinin sayısı belirsizdir. Bu birlikler Notitia Dignitatumda barbar birlikler olarak görünmesine rağmen sayıları listelenmemiştir.[59] Diğer yandan etnik kökenli askerlerin ordu birliklerinde artışı yabancı askerlerin savaş geleneği, teçhizat ve alışkanlıklarının Roma ordusunda yerleşiklik kazanmasını beraberinde getirmiştir.[60] Tarihçiler bu gelişmeyi genellikle Roma ordusunun “barbarlaşması” olarak adlandırmış, ordudaki “barbar” asker ağırlığını lejyon eğitimi ve disiplinin zayıflaması olarak görmüşlerdir. Bunun bir nedeni yabancı askerlerin, vatandaş askerlerin aksine ülkeleri ve imparator için değil para ve yağma için savaşmış olmalarıdır.[61] Özellikle imparatorluğun batısında orduya yapılan feodorati alımları aynı etnik kökenden komutanlar tarafından yapılmış, yabancı askerler imparator yerine kendi komutanlarına bağlılık geliştirmişlerdir.[62]

Sonuç olarak, Roma ordusunda etnik kökenli askerlerin artışı, Romalı olmayan ekipman ve alışkanlıkları/pratikleri beraberinde getirmiş, bu özellikler Romalı askerler tarafından kısa sürede benimsenmiştir. Bu gelişme Geç Roma ve Erken Bizans dönemi askeri gücünün temel özelliklerinden biridir ve Roma tarihinde önemli politik, sosyal ve ekonomik sonuçlara sahiptir.

Kaynakça

Băjenaru, C. (2010). Minor Fortifications in the Balkan-Danubian Area from Diocletian to Justinian. Mega Publishing House (Editura Mega).

Bırley, E. (1988). Roman Army: Papers 1929-1986. Amsterdam: J.C. Gieben.

Blockmans, W. and HOPPENBROUWERS, P. (2014). Introduction to Medieval Europe, 300-1500. Roudledge.

Blois, de L. (2007). The Military Factor in the Onset of Crises in the Roman Empire in the Third Century AD. Impact of Empire, Ecomonic, Social, Political, Religious and Cutural Aspects. (Lucas de Blois & Elio Lo Casicio, ed.).

Brill. P. 497-509.

Bury, J. B. (1923). History of the Roman Empire I.

http://serious.freeonsciencelibraryguide.com/view.php?id=311647

Cameron, A. (2001). Mediterranean World in Late Antiquity AD 395-600. Routledge

Camphell, B. (1994). The Roman Army, 31 BC-AD 337 A Sourcebook. Routledge

Ermatinger, J. W. (2004). The Decline and Fall of the Roman Empire. Greenwood Press.

Ermatinger, J. W. (2004). The Decline and Fall of the Roman Empire. Greenwood Press.

Haldon, J. F. (1999). Warfare, State and Society in the Byzantine World, 565-1204. UCL Press.

Haldon, J. F. (2003). Byzantium at War. Osprey Publishing.

Haldon, J. F. (2008). Army. The Oxford Handbook of Byzantine Studies. (Jeffreys, E. Ed.). Oxford University Press. P. 554-561.

Haldon, J. F. (2008). Structures and Administration. The Oxford Handbook of Byzantine Studies. (Jeffreys, E. Ed.). Oxford University Press. P. 539-554.

Halsall, G. (2007). Babarian Migrations and the Roman West, 376-568. Cambridge University Press.

Johnston, D. (2003). Roman Law in Context. Cambridge University Press.

Karadeniz, Ö. (2010). Roma Hukuku. Yetkin Yayınları

Keppie, L. (2005). The Making of the Roman Army From Repuplic to Empire. Routledge.

Liebeshuetz, W. (2007). Warlords and Landlords. A Companion to the Roman Arrmy. (ed. Paul Erdkamp). Blackwell Publishing. Southern, P. (2004). The Roman Empire from Severus to Constantine. Routledge.

Mcnab, C. (2010). The Roman Army The Greatest War Machine of the Ancient World. Osprey Publishing Ltd.

Mitchel, S. (2015). A History of the Later Roman Empire 284-641. Wiley Blackwell.

Nicolle, D. and McBRIDE, A. (1992) Romano-Byzantine Armies Fourth-Nineth Centuries. Osprey Publishing Ltd.

Pollard, J. ve Berry, J. (2015) The Complete Roman Legions, Thames&Hudson Ltd., London.

Southern, P. (2004). The Roman Empire from Severus to Constantine. Routledge.

Southern, P. (2006) The Roman Army A social and Instituonal History. ABCCLIO, Inc Whıthy, M. (2007). Army and Society in the Late Roman: A Contex for Decline? A Companion to the Roman Arrmy. (ed. Paul Erdkamp). Blackwell Publishing. P. 515-532.

Southern, P. (2006) The Roman Army A social and Instituonal History. ABC-CLIO, Inc.

Stankovıć, E. (2012). Diocletian’s Military Reforms. ACTA Univ. Sappientiae, Legal Studies, 1. P. 129-141.

Stevenson, G. H. (1971). Army and Navy. (Ed. Cook, S. A. and Others). The Cambridge Ancient History.. Volume X. The Augustan Empire. 44 B.C.-A.D. 70. Cambridge University Press P. 218-237. S. 232.

Syme, R. (1969). Flavian Wars and Frontiers. (Ed. Cook, S. A. and others). The Cambridge Ancient History. Volume XI The Imperial Peace. A.D. 70-192. Cambridge University Press. P. 131-188. S. 131-132.

Treadgold, W. (1995). Byzantium and Its Army 284 – 1081. Stanford University Press.

Treadgold, W. (1997). A History of the Byzantine State and Society. Stanford University Press.

Treadgold, W. (2014). Paying the Army in the Theodosian Period. Production and Prosperity in the Theodosian Period. (ed. Ine Jacops). Interdisciplinary Studies in Ancient Culture and Religion 14. Peeters. P. 303-319.

Whithy, M. (2007). Army and Society in the Late Roman: A Contex for Decline? A Companion to the Roman Arrmy. (ed. Paul Erdkamp). Blackwell Publishing. P. 515-532.

Zehetner, S. (2015). The Equites Legionis and The Roman Cavalry. Journal of Ancient History and Archeology. No 2.3/2015. P. 17-24.

Zuckerman, C. (2014). Ordu. Bizans Dünyası Doğu Roma İmparatorluğu 330- 641. (Morrison, C. Ed.). (Aslı Bilge, çev.). S. 160-201. Ayrıntı Yayınları.

 

Dipnotlar

[1] Lejyon genellikle piyade ağırlıklı Roma askeri birlikleridir. Roma generali Gaius Marius’un (MÖ 107-104) askeri reformlarında 8 askerden oluşan en küçük birim contubernium gruplarının 10 tanesinin bir araya gelerek 80 kişilik 1 century, century gruplarının 6 tanesinin bir araya gelmesinden 480 kişilik 1 cohort ve cohortların 10 tanesinin bir araya gelmesinden 4800 kişilik birliğin meydana gelmesi ile bir Roma lejyonu oluşturulmuştur. Bkz. Keppie, L. (2005). The Making of the Roman Army From Repuplic to Empire. Routledge. S. 147; Southern, 2006, s. 99-100. Lejyona auxiliary ve Roma vatandaşı olmayan bölge ve yerelliklerden askerler katılmıştır. Lejyonun boyutları zaman içerisinde değişmiştir. Genel olarak bir Roma lejyonunda ortalama 4000 ile 6000 arasında çeşitli görevlerde asker bulunduğu düşünülür. Augustus reformlarında lejyon 6000 kişilik klasik Roma lejyonu hâline gelmiştir. Bkz. Keppie, 2005, s. 146-154; http://www.roman-empire.net/army/army.html.

[2] Auxiliary askerleri imparatorluğun farklı bölgelerinden farklı sayılarda kiralanmış Roma vatandaşı olmayan hafif piyade ve süvari askerleridir. Kendi savaş tarzlarına, gelenek ve disiplinlerine sahiptirler. Bkz. Vegetius, R. F. (2004). The Military Institutions of the Romans. (Epitoma rei militaris- 390 A.D). (Translated by Lieutenant Jonh Clarke-1767). http://serious. freeonsciencelibraryguide.com/view.php?id=225793. S. 24-25.Cumhuriyet döneminde özel operasyon gücü olan extraordinari, savaşta lejyonun sağ ve sol kanatlarına yerleşen ala sinistra ve ala dexta olarak üç gruptan meydana gelen yardımcı birliklerdir. Augustus döneminde auxiliary birlikleri lejyonun bir parçası hâline getirilmiştir. Bu dönemde birlikler piyade ve süvari olarak ayrılmıştır. Auxiliary piyadesi equites legionis olarak bilinen 120 kişilik süvari kıtalarını desteklemiştir. Süvari kıtaları kendi içlerinde komutasında decurionların sorumlu olduğu turmae denilen 30 ya da 32 atlı süvari birliklerinden oluşmuştur. Bkz. Zehetner, S. (2015). The Equites Legionis and The Roman Cavalry. Journal of Ancient History and Archeology. No 2.3/2015. P. 17-24. S. 18. Augustus düzenlemelerinde auxiliary askerleri 25 yıllık askeri hizmetlerinin ardından Roma vatandaşı sayılmışlardır. Bkz. McNab, C. (2010). The Roman Army The Greatest War Machine of the Ancient World. Osprey Publishing Ltd. S. 164.

[3] Vegetius, 2004, s. 24

[4] Keppie, 2005, s. 132

[5] Praetorian muhafız ordusu (cohortes praetoria) Augustus döneminde iç savaş sırasında toplanmıştır. Ordular MÖ 27-MS 28 yılları arasında her biri 1000 kişilik 9 cohort hâlinde İtalya’da organize edilmiştir. Keppie, muhafız ordusunda bulunan 9 cohortun sayısının her birinin 500 kişi olduğunu belirtir. Bkz. Keppie, 2005, s. 132. Bu dönemde praetorian muhafız ordusunun 3 tanesi Roma’da diğer 6 tanesi İtalya’nın farklı kentlerinde bulunmuştur. 2. yüzyıldan itibaren taktik fonksiyonları olmadan savaş alanında imparatora eşlik etmiştir. Teoride görevleri imparatorun korunmasıdır ancak taht boşken ve rakip imparatorlar arasında imparatorun tayininde önemli rol oynamıştır. Bkz. Stevenson, G. H. (1971). Army and Navy. (Ed. Cook, S. A. and Others). The Cambridge Ancient History. Volume X. The Augustan Empire. 44 B.C.-A.D. 70. Cambridge University Press P. 218-237. S. 232. Diğer yandan praetorian ordusu askerleri lejyon birliklerine göre daha fazla ücret almışlardır. Erken 1. yüzyılda bir lejyoner 227 denarius ücret alırken praetorian muhafızına 375 denarius ödenmiştir. Domitian döneminde (MS 81-96) asker maaşlarına yapılan artışla birlikte lejyoner ücreti 300 denarius, praetorian ücretleri ise 1000 denariusa yükseltilmiştir. Bkz. Southern, 2006, s. 115; Stankovıć, 2012, s. 132.

[6] Augustus döneminde lejyon sayısının 25 olduğu düşünülür ancak Southern’e göre 22’dir. Bkz. 2006, s. 98. Roma ve İtalya’da lejyon bulunmazken, bu birliklerin sekizi Ren sınırlarında, dördü Suriye’de, üçü İspanya’da, ikişer adet lejyon ise Mısır, Pannonia (Panunya), Dalmaçya, Afrika ve Moesia’ya konuşlandırılmıştır. Septimus Severus döneminde lejyon sayısı otuz üçe çıkarılmıştır. Bkz. Stankovıć, E. (2012). Diocletian’s Military Reforms. ACTA Univ. Sappientiae, Legal Studies, 1. P. 129-141. S. 131.

[7] Keppie, 2005, s. 140; Camphell, B. (1994). The Roman Army, 31 BC-AD 337 A Sourcebook. Routledge. S. 140.

[8] Syme, R. (1969). Flavian Wars and Frontiers. (Ed. Cook, S. A. and others). The Cambridge Ancient History. Volume XI The Imperial Peace. A.D. 70-192. Cambridge University Press. P. 131-188. S. 131-132.

[9] Ostrogorsky, 1995, s. 38-39; Southern, 2006, s. 246; Stankovıć, 2012, s. 133.

[10] Diokletianus dönemi sınırlarda yoğun bir yapı faaliyetine konu olmuştur. Doğuda en bilinen güçlendirme çalışmaları Fırat Nehri’nden başlayarak Palmyra, Şam ve Arabistan’ın kuzeydoğusuna kadar 20 mil (yaklaşık 32 km) aralıklarla bir tür kale zincirleri oluşturan strata diocletiana’dır. Bkz. Camphell, 1994, s. 232. Tuna sınırında ise özellikle beş anahtar yerde Donje Butorke (294-300), Sexa Ginta Prista (298-301), Transmarisca (297), Durostorum (297) ve Halmyris’te (301-305) kule ve kale yapılmıştır. Lactantius imparatoru bölgelerin insan gücünü yapı çalışmalarına katılmaya zorladığını ve inşa faaliyeti konusunda sınırsız tutkuya sahip olduğunu belirtmiştir. Bkz. Băjenaru, C. (2010). Minor Fortifications in the Balkan-Danubian Area from Diocletian to Justinian. Mega Publishing House (Editura Mega). S. 33.

[11] Bu dönemde Tuna Nehri boyunca Moesia I ve Moesia II, Kıyı Daçya, Scythia bölgelerine 104 birlik, Suriye, Fenike, Arabistan ve Filistin sınırlarına 95 birlik, Fırat-Dicle arasında Mezopotamya, Armenia bölgelerine 62 ve Mısır ile Theibaid arasında 75 birlik konuşlandırılmıştır. Bkz. Zuckerman, C. (2014). Ordu. Bizans Dünyası Doğu Roma İmparatorluğu 330-641. (Morrison, C. Ed.). (Aslı Bilge, çev.). S. 160-201. Ayrıntı Yayınları. S. 162.

[12] Stankovıć, 2012, s. 133; Ostrogorsky, 1995, s. 39.

[13] Geç dönem imparatorluğunun asker sayısının Erken imparatorluk döneminin iki katı olduğu konusunda bilim dünyasında geniş bir mutabakat bulunmaktadır. Diğer yandan asker sayısının ne kadar olduğu belirsizdir. Genellikle 6. yüzyılda praetorian prefect Ioannes Lydus’un verdiği sayılar gerçekçi sayılmıştır. Lydus Diokletianus dönemi için 389.709 kara askeri ve 45.562 donanma askeri sayısı vermiştir. Bkz. Whithy, M. (2007). Army and Society in the Late Roman: A Contex for Decline? A Companion to the Roman Army. (ed. Paul Erdkamp). Blackwell Publishing. P. 515-532. S. 517. Zuckerman 4. yüzyıl Roma idari görev listesi notitia dignitatuma dayanarak toplam asker sayısının imparatorluğun iki tarafında yaklaşık olarak 500.000 olduğunu öne sürer. Bkz. Zuckerman, 2014, s. 181. Treadgold notitia dignitatumda verilen asker sayısının bütün askerleri göstermemesi nedeniyle batı için kesin olmadığını belirtir. Ona göre doğu ordusunun sayısı I. Theodosius döneminde (MS 347-395) 104.000 sahra askeri, 195.500 limitanei, 3.500 scholae palatina askeri ve 32.000 donanma askeri ile yaklaşık olarak 335.000 askerden oluşmaktadır. Bkz. Treadgold, 2014, s. 309. Croix ise toplam asker sayısı için Lydus’un sayılarını önermiştir. Bkz. Croix, 2013, s. 618. Asker sayısının artışına bağlı olarak Diokletianus döneminde lejyon sayısı 35 lejyondan Southern’e göre 60, Stankovıć’e göre 68, bkz. Camphell’e göre 65 lejyona çıkarılmıştır. Bkz. Camphell, 1994, s. 232; Southern, 2006, s. 248; Stankovıć, 2012, s. 135. Diokletianus dönemi için lejyon sayısı konusunda genel kabul lejyonların 1000 kişilik küçük birimlere bölünmesidir. Bkz. Southern, 2006; Treadgold, 2014, s. 309; McNab, 2010, s. 215. Bu açıdan klasik lejyon yapısının bu dönemde değiştiği düşünülür ancak lejyonerlerin sayısı konusunda belirsizlikler vardır. Tetrarşik lejyon yere ve zamana göre 500, 1000 ve 1500 kişilik küçük birlikler olarak düşünülmüştür. Diğer yandan lejyon sayısı ve asker sayısı arasında ters orantı bulunmaktadır. Lejyon sayısı artmış ancak asker sayısı azalmış görünür. Zuckerman notitia dignitatumun verdiği toplam 1000 askeri birlik sayısını, birliklerin olasılıkla 500 kişilik birimler olduğunu düşünerek 401 yılı için 500. 000 asker sayısını önermiştir. Bkz. Zuckerman, 2014, s. 182

[14] Comitatenses ordusunun oluşumunda karanlık noktalar vardır. Bazı bilim insanları comitatenses ve buna bağlı oluşumların I. Konstantinus döneminde kurulduğunu, Diokletianus’un 2 vexillationes ve üç lejyonerden oluşan küçük merkez sahra birlikleri olan comitatus birliklerini oluşturarak comitatenses oluşumuna kaynaklık etmiş olabileceğini düşünür. Bkz. McNab, 2010, s. 214. Benzer şekilde Southern, Diokletianus’un comitatus birliklerini oluşturduğunu ancak bunun I. Konstantinus döneminde kurulan sahra ordusunun çekirdeği olup olmayacağının cevaplanamayacağını belirtir. Bkz. Southern, 2006, s. 249. Diğer yandan Stankovıć, Zosimus’u kaynak göstererek sahra ordusunun Diokletianus döneminde kurulduğunu ancak I. Konstantinus döneminde tamamlandığını öne sürmüştür. Bkz. Stankovıć, 2012, s. 133. Belirtmek gerekir ki Hristiyan yazar Lactantius’un tarih yazımı pagan Diokletianus için genellikle imparatora karşıt bir okuma içerirken, Hristiyan I. Konstantinus için övücü niteliktedir. Aynı şekilde pagan Zosimus Diokletianus için övgü dolu bir anlatı geliştirirken I. Konstantinus için karşıt bir dil kullanmıştır.

[15] Haldon, 1997, s. 208; Southern, 2006, s. 247; Stankovıć, 2012, s. 133.

[16] Gregory, 2010, s. 42; Haldon, 1997, s. 209; Southern, 2006, s. 250; Louth, 2008, s. 239; Stankovıć, 2012, s. 133

[17] Southern, 2006, s. 250; Ostrogorsky, 1995, s. 38

[18] Roma generali Gaius Marius’un (MÖ. 107-104) askeri reformlarında tipik olarak 80 kişilik altı centuriadan meydana gelen cohort Roma lejyonunun temel taktik birimidir ancak bu dönemde 500 ya da 1000 kişilik yardımcı piyade gücünü tanımlar.

[19] Yardımcı süvari birlikleridir.

[20] Gallienus (260-268) döneminde oluşturulan geç Roma süvari birliğidir. 500 ya da 1000 kişilik bir birlik olduğu düşünülür.

[21] http://referenceworks.brillonline.com/entries/brill-s-new-pauly/riparienses-milites-e1023420; Southern, 2006, s.251

[22] Southern, 2006, s. 251

[23] Haldon, 1997, s. 209; Zuckerman, 2014, s. 175; Liebeshuetz, W. (2007). Warlords and Landlords. A Companion to the Roman Arrmy. (ed. Paul Erdkamp). Blackwell Publishing. P. 479- 495. S. 486

[24] Gregory, 2010, s. 42; Stankovıć, 2012, s. 133; Zuckerman, 2014, s. 172

[25] Milvian Köprüsü Savaşı, 28 Ekim 312 yılında Roma İmparatorları I. Konstantinus ve Maxentius’un arasında geçmiştir. Bu savaş Roma’nın tetrarşi rejiminin yıkılması ve Hristiyanlığa geçişin başlaması açısından önem taşımaktadır

[26] ODB, 1991, s. 1851

[27] Southern, 2006, s. 254; Treadgold, 2007, s. 38; Camphell, 1994, s. 233

[28] Bury, J. B. (1923). History of the Roman Empire I. http://serious.freeonsciencelibraryguide. com/view.php?id=311647

[29] Nicolle, D. and McBride, A. (1992) Romano-Byzantine Armies Fourth-Nineth Centuries. Osprey Publishing Ltd. S. 9; ODB, 1991, s. 1851; ; Zuckerman, 2014, s. 166

[30] Nicolle and McBride, 1992, s. 4; Stankovıć, 2012, s. 135; McNab, 2010, s. 212

[31] Stankovıć, 2012, s. 135; McNab, 2010, s. 212

[32] Dennis, G. T.(Ed.). (2010). Strategion, Bizans Kültüründe Strateji Sanatı. (Çev. Volkan Atmaca). Kırmızı Kedi. S. 186

[33] Stratekion, 2010, s. 180-183; Whithy, 2007, s. 522

[34] Liebeshuetz, 2007, s. 479; Nicolle and McBride, 1992, s. 5

[35] Liebeshuetz, 2007, s. 483

[36] Cameron, 2001, s. 84; Whithy, 2007, s. 524; Nicolle and McBride, 1992, s. 5

[37] Cameron, 2001, s. 50; Nicolle and McBride, 1992, s. 6

[38] Liebeshuetz, 2007, s. 485

[39] Nicolle and McBride, 1992, s. 6; Zuckerman, 2014, s. 164

[40] Nicolle and McBride, 1992, s. 7

[41] Nicolle and McBride, 1992, s. 10

[42] McNab, 2010, s. 215; Nicolle and McBride, 1992, s. 9; Zuckerman, 2014, s. 164

[43] Haldon, 1997, s. 217

[44] Bury, 1928, s. 38

[45] Keppie, 2005, s. 130

[46] Bu dönemde Augustus’un emrinde çoğu vatandaş olmayan 60 lejyon olduğu düşünülür. Savaş sonrasında yabancı askerlerden meydana gelen lejyonlar dağıtılmış ve lejyon sayısı sonraki yıllarda 25 olarak sabitlenmiştir. Bkz. McNap, 2010, s. 145

[47] Southern, 2006, s. 99

[48] Camphell, 1994, s. 9

[49] Hukuka göre Roma vatandaşı olmayanlar arasında yapılan evlilikler geçersizdir. Kolonilerde evlilik dışı doğan asker çocukları yasa dışı sayılmış, babalarının vatandaşlık hakkından yararlanamamışlardır. Bu nedenle asker çocuklarına ordu hizmeti karşılığında vatandaşlık vermek asker çocuklarını askerliğe teşvik etmiştir. Bkz. McNab, 2010, s. 147

[50] Whithy, 2007, s. 520; Blockmans, W. and Hoppenbrouwers, P. (2014). Introduction to Medieval Europe, 300-1500. Roudledge. S. 16

[51] Cameron, 2001, s. 36

[52] Southern, P. (2004). The Roman Empire from Severus to Constantine. Routledge. S. 269

[53] Southern, 2006, s. 259; Zuckerman, 2014, s. 183

[54] Southern, 2006, s. 259. Bkz. https://darkagewargaming.wordpress.com/2011/10/26/ the-last-wars-of-the-western-empire-part-3-barbarians-and-barbarization/

[55] Blockmans and Hoppenbrouwers, 2014, s. 23

[56] Bury, 1923, s. 39; Ermatinger, J. W. (2004). The Decline and Fall of the Roman Empire. Greenwood Press. S. 44-46

[57] Cameron, 2001, s. 51; McNab, 2010, s. 216; Blockmans and Hoppenbrouwers, 2014, s. 23

[58] Tetrarşi döneminde sivil ve askeri yönetimin ayrılması, sivil ve askeri hizmette yer alacak Roma vatandaşlarına bunlardan birini seçme zorunluluğu getirmiştir. Genellikle evlerinden uzakta görevlerde bulunmak istemeyen Romalılar giderek sivil yönetime ilgi göstermişlerdir. Bkz. Halsall, G. (2007). Barbarian Migrations and the Roman West, 376-568. Cambridge University Press. S. 108

[59] Halsall, 2007, s. 105; Cameron, 2001, s. 51

[60] Roma ordusu geç antik dönem boyunca çeşitli yerel ve etnik askeri gelenekleri benimsemiş, ordunun görüntüsü büyük oranda değişmiştir. Bu değişim geleneksel Roma piyade kılıcı gladio yerine daha uzun Kelt spatha kılıcı, Roma kalkanı scutum yerine yerel kabilelerin kullandıkları oval kalkan, etek yerine atlı göçebelerin giydikleri pantolon gibi askeri teçhizatların yanı sıra liderlerin kalkan üstünde havaya kaldırılması, Hun, İskit, Alan ve Pers kökenli atlı savaş taktiklerinin benimsenmesi, barritus denilen Germen savaş narası gibi savaş sırasında kullanılan taktik ve askeri ritüellere kadar geniş bir alanda gerçekleşmiştir. Bkz. Halsall, 2007, s. 103-104; Stratekion, 2010, s. 90-91-92

[61] McNap, 2010, s. 212; Whithy, 2007, s. 522

[62] Liebeshuetz, 2007, s. 483

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir