Gorgon Gündem

Antik genomlar Aborjin kalıntılarının kökenini tanımlıyor

Antik genomlar Aborjin kalıntılarının kökenini tanımlıyor

Avustralya Aborjinlerinin kalıntıları, onların yerli halklarını belirleyebilir ve kalıntıların yerli halklara iade edilmesine olanak sağlayabilir.

Avustralya yerlilerinin Avrupalı sömürgecilerden tarafından götürülen kalıntıları şimdi iade edilebilir ve antik DNA dizilimine yönelik tekniklerin uygulanmasına ön ayak olabilir.

19 Aralık’ta Science Advances’ta yayımlanan makalede, araştırmacılar Avustralya Aborjinlerinin kalıntılarından alınan antik DNA’nın günümüzde aynı bölgede yaşayan yerli halkla net bir şekilde eşleşebileceğini gösterdi. Bu araştırma, yüzlercesinin ülkeye geri iadesine imkân sağlayabilir; binlerce olmasa bile Avustralya yerlilerinin kalıntıları müzelerdeki kökenlerine yönelik belgelerle ispatlama eksikliğini giderebilir.

Deakin Üniversitesinden kültürel ve tıbbi antropolog Emma Kowal: ”Bu makale geri dönüş hikâyesinde gerçekten bir adım öne çıkıyor. Bu gerçekten de heyecan verici bir çalışma ve büyük bir gelişme.” diyor ve ekliyor: “Bu müzeler için birçok şeyi düzene koyar ama bununla kalmayıp umarım günümüzdeki Aborjin toplulukları kendi atalarını daha iyi tanımlayabilecek ve evlerine götürebileceklerdir.”

Yapılan Hatalar

1788 yılından sonra onların gelmesinden sonra, Avrupalı sömürgeciler yüzlerce insan kalıntısını ve kutsal eşyayı Aborjin mezarlık alanlarından almış ve Avustralya, Britanya, Almanya, Kuzey Amerika ve birçok yere dağıtmışlardır.

İlk Avustralyalı yerli kalıntısı, Avustralya hükümetinin politikasının bir parçası olarak 1976 yılında geri getirilmiş ve bu kalıntıların ve buluntuların iadesi sağlanmıştı.  Şimdiye kadar hükümet ofisinin gayretlerine bağlı olarak 2500 insan kalıntısından ve 2200 kutsal eşyasından fazlası Avustralya müzelerinden gerçek sahiplerine ulaştırılmıştır. Avustralya ayrıca uluslararası koleksiyonlardan 1500 insan kalıntısının geri gelmesini sağlamıştır.

Bilinen asıl kalıntıların geri iadesi için onlarca yıl gösterilen çaba, yerli halkın kalıntılarının oranının artışına ve kalıntıların uygun Aborjin Avustralyalı gruplara geri iadesinde müzelerdeki gerekli bilginin eksiliğine işaret etmektedir.

Avustralya Nathan’daki Griffith Üniversitesi’nden ve Kopenhag Üniversitesi’nden nüfus genetikçisi Martin Sikora ile ortak araştırma yürüten evrimci genetikçi David Lambert: “Yıllar önce herhangi bir kişi Avustralya’da Aborjinlerin kalıntılarını bulduğunda, bulanlar karton kutuya bulduklarını koyup müzeye terk ediyordu. Buluntuların nereden geldiğine dair neredeyse hiçbir bilgiye sahip değillerdi.” ve ekliyor: “Birçok aborjin grup için insan kalıntılarının atalarının ait oldukları yerlere yeniden gömülmesi hayati bir önem taşımaktadır.

Avustralya hükümetinin danışma kurulunun yerli halkın geri dönüşü ile ilgili hazırladığı 2014 yılı raporunda, asıl yerleri bilinmeyen kalıntılar için ulusal bir ebedi istirahat yer düzenin olmasını öneriyor. Bu yer, ülke parlamentosuna yakın olan Canberra’da olabilir.

DNA Sonuçları

Lambert’in ve Griffith Üniversitesinde bir antik DNA araştırmacısı olan Joanne Wright’ın yürütücü olduğu ekip, kökeni Aborjinler olduğu bilinen 27 kalıntıdan DNA örneği aldı. Ekip, Aborjin gruplarının bugün elinde tuttuğu kalıntılarda 10 türden kısmi ve tüm nükleer genom elde etti ve bu Avustralya’dan şimdiye kadar elde edilen ilk antik nükleer genomu oldu. Araştırmacılar, ayrıca 27 kalıntıda geniş oranda kemikten ve irsi anneden elde edilen mitokondriyal DNA’nın dizilimini yaptı.  

Eski Olan

2017 yılında, yapılan DNA diziliminde kalıntıların Amerikan Yerlisi olduğunun ortaya çıkmasının ardından, Kenewick Adamı veya Kadim İnsan olarak bilinen 8500 yıllık bir iskelet Washington eyaletinde Amerika Yerlileri topluluklarına geri iade edilmişti.

En eski Amerika mumyası da 2016 yılında Nevada kabilesine yine aynı şekilde antik DNA yardımıyla tespit edilerek iade edilmişti. Buna karşın, iade yasaları gereğince bu teknik henüz Amerikan Yerlileri ile antik dönem insan kalıntıları arasında bir bağlantı kurmak için kullanılmadı.

Bu bağlantıları kurarak Modern Amerikan yerlisi popülasyonları, aynı bölgede geçmişte yaşamış topluluklarla yakından ilişkilendirilebilir diyen Lambert: “Biz bunun denemeye değer olduğunu düşünüyoruz.”

 

 Kaynak: https://www.nature.com/articles/d41586-018-07854-4

 

 

Related posts

Leave a Comment