?>
Evliya Çelebi’nin Gözünden İstanbul’un Tılsımlı Sütunları
İstanbul’un Sütunları Evliya Çelebi’nin Gözünden İstanbul’un Tılsımlı Sütunları Yazar: İpek Ortaer Montanari İstanbul’a geldiğinizde, hele de Sultanahmet yönüne doğru ilerlediğinizde çevrenize şöyle alıcı bir gözle baktınız mı hiç? Tüm ihtişamları ve göz alıcılıklarıyla karşınıza çıkacak Aya Sofya, Sultanahmet, Süleymaniye Camii ve Yerebatan Sarnıcı’ndan fırsat bulursanız, İstanbul’un tılsımlı sütunlarını da aramaya koyulabilirsiniz belki. Pek çok Bizans imparatoru İstanbul’u salgın hastalıklardan, kötülüklerden, istilalardan korumak için şehrin farklı noktalarına, farklı dönemlerde pek çok anıt diktirtmiştir. Bu anıtların sayısı genel olarak on beş olarak belirtiliyor. Ancak Evliya Çelebi’nin anlatımlarında göre zamanında İstanbul’da tam on yedi sütun vardı. Çelebi, “İstanbul’un içinde ve dışında olan acayip ve garip tılsımları bildirir” başlığı altında bu on yedi tılsımlı sütunu ve öykülerini bize anlatmıştır. Çelebi (2003: 32-36), Konstantin Devleti’ne yedi iklimden, her ülkeden usta mimarların ve mühendislerin, kâhinlerin, yıldız ilimlerinden kâmillerin geldiğini, İstanbul’da toplanıp bilgi ve becerilerini göstermek için tılsımlar diktiklerini ifade etmiştir. Okuyucular için not: Bazı tılsımların adlarında göreceğiniz “gülünç, garip” gibi eklemeler Evliya Çelebi’nin seçtiği tanımlardır. Birinci Tılsım: Arcadius Sütunu Bu sütun, Cerrahpaşa’daki Kocamustafapaşa Caddesi’nin Yağhâne ile birleştiği yer olan Avrat Pazarı’nda bulunuyordu.[1] Bu sebeple bir süre “Avrat Taşı” olarak da anıldığı bilinmektedir (Arcadius Sütunu Fatih’deki “Kız Taşı” ile karıştırılmamalıdır). Bin parça beyaz mermerden yapılan, içi boş, merdivenli sütunun tepesindeki peri yüzlü heykelin yılda bir kez feryat ettiğine, bu feryadı duyan kuşların heykelin etrafında dönmeye başladığına inanılırdı. Anlatılanlara göre sütunun etrafında dönen binlerce kuş yere düşer, halk da bu kuşları yerdi. Çelebi (2003: 32-36), rahiplerin sütunun tepesine çıkıp isyancıları gözetlediğini ve isyancıları görmeleri hâlinde çanlara vurup askerleri hazır ola geçirdiklerini anlatır. Nitekim İstanbul’u ziyaret eden Robert de Clari iki tane içi merdivenli sütundan ve bunların tepesinde yaşayan keşişlerden bahseder; ayrıca halkın, sütunun üzerindeki kabartmaların şehrin nasıl istila edileceğini resmettiğine inandığını belirtir. Zamanında dışı kabartmalarla süslü olan bu sütunun içinde 233 basamaklı spiral bir merdiven olduğundan bahsedilir (Gyllius, 1999). Dört köşeli kaidesinin üzerinde yükselen sütunun içi oyuk ve merdivenli idi. En üstte küçük bir balkon ve tepesinde imparatorun heykeliyle son buluyordu. Kaide ve sütunun üzerinde spiral şeklinde dönerek oluşturulmuş kabartmalar vardı (Eyice, 1959: 1013-1019). 404 yılında meydanın ortasına İmparator Arcadius adına diktirilen bu anıtın yüksekliği 40 metreyi aşıyordu. Anıtın tepesindeki heykel ise 421 yılında dikilmiştir. Tarihçi Kedrenus’a göre heykelin bir eli 542 yılındaki depremde düşmüş, ardından heykel, Teophanes ile Malalas’ın anlattıklarına göre 549 yılındaki şiddetli bir fırtına sonucu hasar görmüş ve 740 yılındaki depremde de tamamen yıkılmış; yerine de yenisi koyulmamıştır. Deprem ve yangınlar sonucu hasar görmesiyle birlikte, tehlike arz ettiği gerekçesiyle 1711’e doğru kaidesi hariç geri kalanı yıktırılmıştır. Günümüze sadece, Cerrahpaşa Camii yakınındaki Haseki Kadın Sokağı’ndaki bir evin bahçesinde bulunan temeli kalmış, kaide kısmı yangınlar sonucu kararmıştır. (Akşit, 1981; Eyice, 1994: 306-307). Bu kaidenin içine girebilmenin tek yolu hemen yanı başındaki evin sahibinden izin alarak, evinden geçerek içine girmektir. Tılsımlı olduğundan kaidesine kimse dokunmamıştır. Günümüze kalan bu temel bile oldukça ihtişamlı gözükür. İkinci Tılsım: Çemberlitaş Sütunların en bilinenlerinden Çemberlitaş, Divanyolu üzerinde Atikali Paşa Camii önündeki üç yol ağzında bulunmaktadır. 35 metre yüksekliğinde, porfir taban ve mermer kürsü üzerinde yükselmektedir. Kürsünün üzerinde de yine kırmızı porfirden altı adet büyük blok bulunmaktadır; uç kısmına ise taşlardan yapılmış bir blok daha eklenmiştir. Söylencelere göre bu sütun, hanedanı kötülüklerden, fesattan ve hastalıklardan korurdu (Çelebi, 2003: 32-36). Roma İmparatoru I. Konstantin, Roma’daki Apollon Tapınağı’ndan getirdiği bir sütunu 330 yılında buraya dikmiştir. Sütunu annesi Helena’nın getirttiği de söylenir. Tapınaktayken üzerinde bir Apollon heykeli bulunurmuş. I. Konstantin, sütunun zirvesinde bulunan ve doğan güneşi selamlayan Apollon heykeli yerine kendi heykelini diktirmiş; ancak bu heykel de yerini zamanla Julianus’un, ardından da I. Theodosius’un heykellerine bırakmıştır (Arseven, 1989). Sütunun başına farklı zamanlarda çeşitli felaketler gelmiştir. 1081 yılında tepesindeki heykel deprem sonucu yıkılmış ancak I. Aleksios Komnenos sütunu onartmış ve üzerine, Yunanca yazılar olan bir başlık ile haç diktirmiştir. Daha sonra bir yangın sonucu taşları kararmış, büyük ihtimalle bu yangından sonra yabancılar bu sütuna “Yanık Sütun” demeye başlamışlardır. 1701’de, II. Mustafa zamanındaysa kaidesinin desteklenmesi için kalınca bir duvar örülmüştür (Arseven, 1989; Akşit, 1981). Ayrıca, yaşadığı yangınlardan sonra doğabilecek tehlikeleri önlemek amacıyla sütunun çevresine demir çemberler yerleştirilmiştir. Böylece günümüzdeki adı “Çemberlitaş”ı almıştır. Sütunun temelinde Hz. İsa’nın gerildiği çarmıhtan parçaların saklı olduğunu ya da Hıristiyanlığa ait kutsal emanetlerin bulunduğu bir oda bulunduğunu iddia edenler yüzünden bugüne kadar pek çok hazine avcısı altını kazmaya çalışmıştır (Akat, 2019). Üçüncü Garip Tılsım: Marcianus Anıtı (Kıztaşı) Bulunduğu mahalleye adını veren Kıztaşı, bir diğer tılsımlı anıttır. Fatih Saraçhane’deki sütun, Büyük Pozantin’in kızının mezarı üzerine diktirilmiştir. İmparator bu taşı yılanlardan, çıyanlardan ve karıncalardan koruması amacıyla kızı için yaptırmıştır. Bir diğer bilgiye göre bu sütunu, İmparator Marcianus (450-457) onuruna 450-452 yıllarında şehrin valisi diktirmiştir. Bu nedenle sütuna Marcianus Anıtı da denilmektedir. Uzunca bir zaman Saraçhanebaşı’nda yeniçeri odalarında bir evin bahçesinde kalan bu anıt 1908 yılında çıkan Çırçır yangınından sonra yeniden ortaya çıkmıştır. Halk arasında adının Kıztaşı olarak anılmasına sebep gösterilen bir diğer durum ise kaidesinde Nike (zafer tanrıçası) kabartmasının bulunmasıdır. Ama Bizans döneminde Beşinci Tepe’ye dikilen, Süleymaniye Camii’nin yapımında yıkılan başka bir anıta da aynı ad verilmiştir. Marcianus Anıtı üç kademeli, Aphrodite heykelinin bulunduğu mermer bir kaide üzerine dikilmiştir. 8,75 metre yüksekliğinde olup tepesindeki başlık 1894 depreminde hasar görmüştür, günümüzde kaidenin alt kısmı toprak altında kalmıştır. Kaidesinde yazanlara bakıldığında buraya Marcianus’un heykelinin dikildiği anlaşılmaktadır ancak heykel şu anda yerinde değildir ve hangi zamanda yıkıldığı da bilinmemektedir (Albayrak, 2016). Salzenberg ile Kondakov gibi sanat tarihçileri, tepedeki başlığın üzerinde bir heykel kaidesi gördüklerinden bahsetmişlerdir. Ayrıca R. Delbrueck de bu heykelin İmparator Marcianus’a ait olduğunu iddia etmiştir. Bahsi geçen bu heykel tarz ve teknik olarak V. yüzyıla tarihlenir, yüksekliği 5 metredir (Yalçın, 1994: 17). Dördüncü Tılsım: Altımermer Altımermerli Sütun ya da Altımermer bugünkü Kocamustafapaşa’da bulunmaktaydı. Her birini ayrı bir bilginin inşa ettirdiği altı mermer üzerinde Sinek, Leylek, Horoz, Kurt gibi simgeler bulunurdu. Bun simgelerin anlamları farklıydı ve her biri altı tılsımı temsil etmekteydi. Aşağıda okuyacağınız beş, altı, yedi, sekiz, dokuz ve onuncu tılsımlar bu altı mermer ve açıklamalarıdır (Aslan, 2008: 38-54). Bu sütunlar günümüze ulaşmamıştır. Beşinci İbret Verici Tılsım: Sinekli Sütun Altı sütundan birinin üzerinde, durmaksızın vızıldayan sinek motifi olan bir mermer bulunuyordu. Bu tılsım sayesinde İstanbul’a sivrisinek girmediğine inanılıyordu. O dönem İstanbul’u saran sineklerin sebebi olarak bu sütunun yıkılması gösterilmiştir (Aslan, 2008: … Okumaya devam et Evliya Çelebi’nin Gözünden İstanbul’un Tılsımlı Sütunları
WordPress sitenizde gömmek için bu adresi kopyalayıp yapıştırın
Sitenize gömmek için kodu kopyalayıp yapıştırın