?> Bizans İmparatorluğu'nda Eğitim - Gorgon Dergisi

Bizans İmparatorluğu’nda Eğitim

Bizans eğitim sistemi, herhangi bir endüstri devrimi öncesi devlette olduğu gibi kısıtlı ve toplumun bütününü kapsayacak kurumsallıktan uzaktır. Bizans uygarlığının cinsiyetçi yapısı ve kadının kamusal yaşamdan dışlanmış pozisyonu, eğitim kurumları için de geçerli olmuştur. Yazar: Hüseyin Hakan Gazioğlu Bir Orta Çağ uygarlığı olarak Bizans, döneminin çoğu uygarlıklarından farklı olarak güçlü merkezi bir idare ve bu idarenin çalışması için istihdam edilmiş çok sayıda bürokratın oluşturduğu, oldukça hiyerarşik bir yönetim geleneğine sahip olmuştur. Bizans tarihi boyunca devletin ihtiyaçları ile bağlantılı önemli miktarda okur-yazar yönetici elit sınıfın varlığı, imparatorluğu çağdaşı uygarlıklardan ayıran önemli özelliklerden biridir.[1] Devletin politik yaşamının devamlılığını sağlamak Bizans için seküler bir yönetici kadrosunun yetiştirilmesini gerektirmiş, bu aynı zamanda antik literatür ve felsefenin Bizans aracılığıyla diğer kültür çevrelerine ve sonraki yüzyıllara aktarılmasında oldukça hayati bir rol oynamıştır. Bu açıdan Bizans eğitim sistemi, devletin Helenistik ve Roma köklerinden miras alınmış antik eğitim biçime dayanır.[2] Bizans Eğitim Sisteminin Anahatları Bizans eğitim sistemi, herhangi bir endüstri devrimi öncesi devlette olduğu gibi kısıtlı, toplumun bütününü kapsayacak kurumsallıktan uzaktır. Bizans uygarlığının cinsiyetçi yapısı ve kadının kamusal yaşamdan dışlanmış pozisyonu, eğitim kurumları için geçerli olmuştur. Kadınların eğitimi, zengin ailelerin çocuklarıysa evlerde özel hocalar aracılığıyla ya da doğrudan anneden alınan eğitimle mümkün olmuştur. Devlet özellikle idari personel yetiştireceği yüksek eğitimle ilgilenmiş, ilk ve ortaokul kapsamında değerlendirilebilecek eğitim kurumları genellikle kişisel ve devletin ilgisinden uzak kalmıştır. Bu açıdan altı ve sekiz yaşlarında başlanan ve yaklaşık 4 yıl süren propaideia olarak bilinen ilköğretim, grammatistes denilen, genellikle kendi evinde belirli bir ücret karşılığında ders veren öğretmenler tarafından gerçekleştirilmiştir.[3]Bu kişiler noterlik ya da arzuhalcilik gibi ikinci bir mesleğe sahip, gelir düzeyi düşük kişilerdir.[4] Bu tip bir eğitim, imparatorluk boyunca her yerde rastlanan yaygın bir modeldir.[5]Ücret miktarları belirsiz olmakla birlikte, öğretmene misthos ya da siterision denilen eğitim ücreti ödenirdi. Ücretler öğretmenin popülerliğine göre değişebilirdi. Bu tip okullarda genel olarak benimsenmiş bir eğitim takvimi yoktur. Eğitimin ne zaman başlayacağı ve biteceği belirsizdir.[6] Sonraki eğitim aşaması enkylios paideia olarak bilinen bir tür orta eğitim kurumudur. Genellikle büyük kent merkezleriyle sınırlı olan bu okullar, çoğunlukla kırsal ya da daha küçük kentlerden gelen on iki ya da on dört yaşındaki öğrencilerin tüm günlerini geçirdiği ve katılımın zorunlu olduğu bir işleyişe sahiptir.[7]Bu okullarda birkaç öğretmen bulunduğu gibi eski öğrencilerin derslerde yaşça küçük olan öğrencilerin eğitiminde öğretmene yardımcı olması beklenirdi.[8]Bu tip okulların dışında manastırların keşiş ya da din adamı olmak isteyen çocuklar için, temel okuma yazma eğitimi oluşturulmuş ve ilköğretim benzeri eğitim düzenlemeleri vardır ancak bu eğitim biçimi manastır dışına kapalıdır.[9] Bizans eğitim sistemi açısından kurumsal düzeyde ele alınabilecek eğitim modeli, devletin eğitimli idari personel ihtiyacını karşılamaya dönük olarak oluşturulmuş, imparatorluk sarayına bağlı olan yüksek eğitim kurumudur. Bir bakıma üniversite benzeri bir okul olan saray okulu, günümüz üniversitelerine benzer özellikler taşır.[10] Markopoulos, bu tip okulun oluşumunu I. Konstantin döneminde, Konstantinopolis’in yeni kültürel merkez olarak seçilmesiyle ilişkilendirir. Bu açıdan Paflagonyalı bir pagan olan Themistos’un okulun oluşumunda anahtar rol oynadığını belirtir. Themistos, Konstantin’in  senatosuna girdikten sonra, yeni kentin ticari olmaktan çok entelektüel bir merkez olması gerektiğini söyler. Ona göre Yunanca, Latince gibi desteklenmeli; Yunanca ve Latinceyi eşit derecede temsil edecek bir okul kurulmalıdır.[11] Bu açıdan Themistos’un görüşleri II. Theodosius döneminde (408-450) 425 yılında kurulan pandidakterion denilen yüksek eğitim kurumunun oluşumunda oldukça önemli rol oynamıştır. Okul imparatorluğun doğrudan finansmanı ve kontrolüne bağlı şekilde on Yunanca gramer, on Latince gramer, iki hukuk, bir felsefe, sekiz retorikçi olmak üzere toplam otuz bir profesörünün görev aldığı üniversiteye dönüşmüştür. Bizans tarihi boyunca ilköğretim sisteminde temel bir değişiklik görülmezken yüksek eğitim kurumu devletin politik yaşamı ve tercihlerine bağlı olarak önemli değişikliklere uğramıştır. Günümüz devletlerinde olduğu gibi Bizans da, eğitimi kendi politik düzenine uygun şekilde yapılandırmaya çalışmıştır. İmparatorluğun çıkarlarıyla uyumlu bir eğitim sistemi uygulamıştır. Yüksek eğitimin temel amacı bürokratik ve merkezi sistemin devamlılığının sağlanmasının yanında devletin ideolojik ve kültürel yönelimlerine uygun yönetici kaynağı yetiştirmektir. Bu açıdan yüksek eğitim, tüzel kimliğe ya da isme sahip olmamış, imparatorların geçici olarak atadıkları ya da görevden alabildikleri öğretmenler tarafından sürdürülen saraya bağımlı bir akademi görüntüsüne sahiptir.[12] Benzer şekilde okulun varlığı, imparatorluğun politik durumuna bağlı olmuştur. II. Theodosios tarafından kurulan pandidakterion, yedinci yüzyılda Arap akınları nedeniyle politik ve ekonomik kriz ortamında kapanmıştır. Bizans’ın büyük toprak kayıpları ve askeri yenilgileri sonrasında okulun açılması devletin idari sistemini restore etmesi ile tekrar mümkün olmuştur. Bu dönemde okul, imparator III. Mihail’in amcası Sezar Bardas tarafından (842-867) Büyük sarayın bir parçası olan Magnaura sarayında tekrar açılmıştır.[13] Dokuzuncu yüzyılda okula Matematikçi Leo başkanlık yapmış, Genasios, Theophanes Konstinuatos, Photios gibi önemli hocaların felsefe, retorik, geometri, müzik, astronomi gibi dersler verdiği bilinir.[14]Özellikle Photios, Bizans yüksek eğitimi ve kültür yaşantısı açısından antik metinlerin çalışılması ve korunmasında önemli bir yere sahiptir.[15]Matemetikçi Leo sonrasında Magnaura okulunun eğitime devam edip etmediği belirsizdir.[16] IX. Konstantinos Monomachos döneminde (1042-1055) 1045 yılında okulun iki farklı binada iki fakülteden meydana gelen yeni bir aşamaya girdiğine ilişkin bilgiler vardır. Kyriakis bu dönemde gerçekleşen değişikliklerin modern üniversitelerin oluşumunda önemli bir gelişme olduğunu söyler. Buna göre Magnaura okulu hukuk ve felsefe olarak iki ayrı fakülteye ayrılmış, hukuk okulu hukuknomophylax’ı denilen (hukukun koruyucusu) İoannis Xiphilinus’un başkanlığına verilirken, felsefe okuluna Mihail Psellos rektörlük yapmıştır.[17] Xiphilinus yaklaşık dokuz yıl hukuk okulunu yönetmiş, okulun müfredatını, programını ve genel düzenini oluşturmuştur. Psellos felsefe, coğrafya, müzik ve astronomi gibi dersleri içeren on bir dersin sorumluluğunu yürütmüştür. Öte yandan Kazhdan ve Epstein, yapılan değişikliklerin aynı zamanda devletin kontrolünü artırmaya yönelik bir düzenleme olarak görür. Buna göre imparator yüksek eğitimi kendi adına denetleyecek hypatos kurumunu kurmuştur. Hypatos bütün eğitim sistemi denetlediği gibi, imparatorluk hazinesinden gelen maaşların dağıtımından sorumludur. İmparator tarafından atanan ilk hypatos Mihail Psellos’tur.[18] Hem Xiphilinus hem de Psellos imparatora danışmanlık yapan, devletin politik tercihlerinde söz sahibi olan önemli kişilerdir ve doğrudan imparator tarafından fakültelere atanmışlardır.[19] Diğer yandan okulda Ioannes Mauropous retorik, Niketas Byzantinos gramer ve hitabet dersleri verdikleri bilinir.[20] Bizans yüksek eğitim sisteminde saray akademisine alternatif olarak patriklik okulu olduğu düşünülür. Patriklik okulu beşinci yüzyıldan itibaren saray akademisiyle birlikte var olmuştur. Kyriakis’e göre patriklik okulu, yedinci yüzyılda yapılan idari reformlar sonucunda devletin ihtiyaçlarına yönelik olarak ortaya çıkmıştır.[21]Benzer şekilde okul, saray okulu ile periyodik olarak kapanmış veya yeniden kurulmuştur. Patriklik okulu, Ayasofya veya Kutsal Havariler kiliseleri gibi bir dizi kilisede öğretim yapmıştır. Keşiş Georgios’un kroniği’ne göre okul bir kilise kurumu … Okumaya devam et Bizans İmparatorluğu’nda Eğitim