Pers’te Kadınlar Antik Pers’te Kadınlar Yazar: Joshua J. Mark Çevirmen: Ansı Ersoy Antik Pers’te kadınlar, büyük ölçüde saygı görmenin yanı sıra birçok durumda erkeklerle eşit görülüyordu. Kadınlar toprak sahibi olabilir, eşit maaş alabilir, kendi başlarına özgürce seyahat edebilir ve soylu olanları ise politika üzerine konsey toplantıları düzenleyebilirlerdi. Persli kadınlara verilen saygı unvanları, daha erken dönemdeki Elam kültüründen ve yüksek ihtimalle de Büyük Kyros (MÖ 550-530) tarafından kurulan Akamenid Pers İmparatorluğu’nun (MÖ 550-330) yakın öncülü Med İmparatorluğu’ndan miras kalmış gibi görünmektedir. Kyros, kendi imparatorluğunda ifade ve inanç özgürlüğüne yönelik bir Pers paradigması oluşturdu aynı zamanda da tüm sınıflardaki kadınların itibarını ve bağımsızlığını korumakla yükümlüydü. Aynı paradigma Part İmparatorluğu (MÖ 227-MS 224) tarafından da devam ettirilmesine rağmen, Partların, Sasani İmparatorluğu (MS 224-651) tarafından ele geçirilmesinin akabinde kayıtların ve eserlerin kaybolması nedeniyle bu çağda yaşamış kadınların hayatlarına dair detaylı bir bilgiye ulaşılamamıştır. Sasaniler döneminde bu iyi bir şekilde kayıt altına alınmış olsa da Akamenid İmparatorluğu dönemine kıyasla kadınların hakları aynı -ya da daha yüksek- seviyede devam ettirilmişti. Sasani İmparatorluğu’nun Arap Müslümanlar tarafından MS 651’de istila edilmesine kadar olan sürede Persli kadınlar, antik Pers kültüründeki yüksek rütbelerinin keyfini sürmeye devam etmişlerdi. Kadınların özerk bireyler olarak kendi kaderlerinde söz sahibi olabilmesi durumu, yerini daha sonrasında kadınların ikinci sınıf vatandaş, doğuştan günahkar olduğu, erkek rehberliğine ve kontrolüne tabi tutulduğu bir anlayışa bıraktı. Akamenid İmparatorluğu’nda Kadınlar Akamenid İmparatorluğu patriyarkal (ataerkil) bir yaklaşım benimsemişti ancak bu çerçevede kadınların Mısır dışındaki tüm antik medeniyetlerden daha fazla hakları ve sorumlulukları vardı. Kadınlar, erkekler gibi sosyal sınıflarına göre ayrılmış ve bu sınıf içinde yer almışlardı. Kadın hiyerarşisi yukarıdan aşağıya doğru sırasıyla şöyleydi: Kralın Annesi Kralın Esas Eşi (Kralın varislerinin annesi) Kralın kızları Kralın kız kardeşleri Kralın ikinci sınıf eşleri/metresleri Asil kadınlar (Saray mensuplarının, satrapların, askerlerin eşleri ve akrabaları) Asker Kadınlar İş kadınları İşçiler Hizmetliler/Köleler Kadınların bağımsızlığını ve faaliyetlerini ispatlayan kayıtlar Persepolis harabelerindeki Tahkimat Tabletleri, Hazine ve Seyahat Metinlerinde bulunmuştur. Büyük İskender şehri MÖ 330’da yaktığında parşömene yazılmış tüm belgeler yok olmuştu fakat kil tabletlerine yazılmış olanlar fırınlandığı için korunabilmişlerdi. Tahkimat Tabletleri, I. Darius’un (MÖ 522-486), Hazine Metinleri I. Artaxerxes’in (MÖ 465-424) hükümdarlığına dayanmaktadır. Seyahat Metinleri ise farklı dönemlere aittir. Hepsi imparatorluğun yönetimi ve ekonomisiyle ilişkilidir. Seyahat Metinleri, kraliyet hazinesinden kadınların seyahat masrafları için ayrılan ödemeleri ve payları içermektedir. Bu metinler eğlence veya iş amaçlı tek başına seyahat eden kadınlara, hazineden ne kadar büyük miktarda ödeme yapıldığı ile ilgilidir. Kraliyet Mensubu ve Asil Kadınlar Kralın annesi ve esas eş (Şahbanu ve ”Kralın Hanımı” olarak da bilinirler) hem kralla hem de kendi başlarına askeri seferlere çıkarlardı ve idari işleri denetlemek amacıyla seyahat ederlerdi. İhtiyaçlarını karşılayan personellerden oluşan maiyeti vardı ve saygın erkek misafirlerin yanında şeref konuğu olarak ziyafetlere katılırlardı. Esas eşin kendi meclisi vardı, kendi mührüyle antlaşmaları imzalayabilirdi ve krala sınırsız erişimi vardı. Hatta resmi ziyaretlerde yabancı ricaller (yüksek rütbeli kişiler) tarafından karşılanır ve görüşmelerde yer alırdı. En ünlü kadın kraliyet üyelerinden bir kısmına baktığımızda; Büyük Kyros’un (MÖ 559) annesi Mandana (Mandane), ölümünden sonra imparatorlukta yası tutulan Büyük Kyros’un eşi Cassandane Shahbanu (MÖ 575-519), Büyük Kyros’un kızı, II. Kambises’in (MS 530-522) ve Darius’un eşi olan Atossa olarak da bilinen Atusa Shahbanu (MÖ 550-475) ve daha birçoğunu örnek gösterebiliriz. III. Darius’un (MÖ 336-330) annesi olan Sisygambis, oğlunun Büyük İskender ve eşi Roxanne (MÖ 340-310) tarafından mağlup edilmesinden sonra oğlundan daha onurlu davranmıştır ki bunun yanında zorluklar karşısındaki cesaretiyle de tanınmaktadır. I. Xerxes’in eşi olan ve İncilde adı geçen Kraliçe Esther, doğuştan Pers olmamasına rağmen Akamenid döneminin kraliyet mensuplarından biridir. Kralın kızları ve kız kardeşleri ilk olarak evlilik yoluyla ittifak kurulmasına, antlaşmalar ve iş anlaşmaları yapılmasına hizmet ediyorlardı fakat ikinci sınıf eşlerin de yapabildiği gibi kendi topraklarını ve kendi işlerini yönetebilirlerdi. Siyasi amaçlarla evlenmeleri gerekmedikçe kadınlar kendi kocalarını seçebiliyorlardı. Metresler genellikle Pers değillerdi ve bu nedenle kraliyet mensuplarıyla evlenemezlerdi. Lakin yine de saygı duyulan yüksek statülü kadınlardı. I. Xerxes (MÖ 486-465) kadınların statüsünün yükseltilmesini önererek Persepolis’te kendi sarayının yakınına bir harem binası yaptırdı. Gayrimeşru kız çocukları bile güçlerini ciddi ölçüde kullanabilirlerdi. Örneğin I. Artaxerxes’in (MÖ 465-424) gayrimeşru kızı Parysatis, casuslarıyla ve güçlü karakteriyle tahtın arkasındaki güç ve II. Darius’un (MÖ 424-404) Shahbanu’su oldu. Parysatis muhtemelen en çok, kardeşi II. Artaxerxes’e karşı (MÖ 404-358) oğlu Genç Kyros’a (MÖ 401) taht mücadelesinde destek vermesiyle bilinir. Hatta bu hikâye tarihçi Ctesias, Heredot, ve Ksenephon’un Anabasis eserinde anlatılmıştır. Asker Kadınlar Akamenid Dönemindeki kadınlar yazılı kaynaklarda ve fiziksel kanıtlarla doğrulandığı üzere askeriyede de hizmet edebiliyorlardı. Akademisyen Kaveh Farrokh: ”İran dilini konuşan kadın savaşçıların var olduğunu kanıtlayan mezarların İran’da ve aynı zamanda Doğu Avrupa’da yapılan kazılarda ortaya çıktığını” belirtir (128). Bu çağın en bilinen kadın savaşçısı I. Xerxes’in hükümdarlığında yaşamış olan I. Artemisia’dır. MÖ 480’de Salamis Deniz Muharebesi’nde Pers donanmasının amiraliydi. I. Xerxes, cesareti ve becerileriyle bilinen I. Artemisia’ya o kadar çok hayranlık duyuyordu ki kendisine savaştan sonra oğullarının güvenlikleri için eşlik etme onuru takdim edildi. Dikkate değer kadın savaşçılardan bir diğeri ise Büyük Kyros döneminde yaşamış -kocasıyla birlikte- Pers ordusunun Ölümsüzler adıyla bilinen 10,000 kişilik elit askeri birliğini oluşturmada önemli rol oynamış Pantea Arthesbod idi. Arthesbod’un yanı sıra, cesareti ve savaştaki becerileriyle takdir edilen ordunun teğmen komutanı Artunis (MÖ 540-500) ile Pers Kapılarını Büyük İskender’in ordusuna karşı koruyan erkek kardeşi Ariobarzanes’le (MÖ 386-330) birlikte can veren Youtab Aryobarzan (MÖ 330) örnek gösterilebilirler. İş kadınları İş kadınlarının/tüccarların seyahatleri, iş faaliyetleri ve işçilerin maaş cetveli Persepolis metinlerinde belirtilmiştir. I. Darius’un hükümdarlığı döneminde yaşamış önemli bir iş kadını ve tüccar olarak bilinen Irdabama, uzun iş seyahatlerine çıkardı. Bugünkü İran-Şiraz, Babil, Mısır, Medya ve Suriye’deki üretim ve ticareti bizzat denetlerdi. Zamanının en zengin kişilerinden biriydi. 480 işçiyi yönetiyor ve istediğinde kendi çevresiyle birlikte seyahat edebiliyordu. Kraliyet mensubu kadınlar aynı zamanda iş hayatına dâhildiler. Örneğin Parysatis, Babil’de birkaç köye sahipti ve kirayı toplamak için köyleri ziyaret ederdi. İşçiler, Hizmetliler ve Köleler Kadınlar erkeklerle birlikte iş gücünde yer alır ve çoğunlukla idareci ve yönetici olarak çalışırlardı. Yüksek maaş alan kadın yöneticiler arashara (en yüksek rütbeli yönetici) olarak bilinir ve büyük gruplar hâlindeki astlarını yönettikleri için daha fazla miktarda şarap ve tahıl alırlardı. Maaşta cinsiyete dayalı bir farklılık yoktu. Bir kişinin maaşı yalnızca onun becerilerine ve işindeki deneyimine bağlıydı. Fakat hamile kadınlar da tıpkı yeni annelerin … Okumaya devam et Antik Pers’te Kadınlar
WordPress sitenizde gömmek için bu adresi kopyalayıp yapıştırın
Sitenize gömmek için kodu kopyalayıp yapıştırın