Yemen | Yeryüzünün En Unutulmuş Ülkesi

Yazar: Leandro Albani (8 Kasım 2017 tarihinde yayınlanmıştır.)

Çevirmen: Cemal Özer

Mayıs 2015’den bu yana Suudi Arabistan Krallığı, Orta Doğu’nun en fakir ülkesi Yemen’e karşı sürekli bir askeri istila başlattı. Suud Hanedanlığı kara ve hava saldırılarının Zeydi Şii İslam’ı uygulayan Husi kabilesinin[1] göbeğinde doğmuş Ansarolá hareketinin ilerlemesinden kaynaklandığını savunuyor.

Ali Abdullah Salih’in iktidardan ayrılışı, 2012’de Arap Baharı döneminde çıkan protestoların bir ürünü olarak, ülkede derin bir karışıklık başlattı. Salih tarafından uygulatılan baskı, ulusun içindeki güçlü aşiret algısıyla patlak veren protestoları durduramadı.

Ansarolá’nın siyasi ve askeri gelişimi ile Suud monarşisi, sadece bu hareketle savaşmak için değil, aynı zamanda bölgedeki ana düşman olan İran’a da saldırmak için de bir neden bulmuş oldu. Suud Hanedanlığı Ansarolá’yı sözde ittifakın gerçek kanıtının yoksunluğuna rağmen otomatik olarak Tahran hükümetine bağladılar. Ancak Yemen’i işgal etmek için bir tetikleyici varsa (ve ana akım medyada “hatırlanmayan” bir şey varsa) o da işgalden önce günde yaklaşık olarak 4 milyon varil petrolün arıtılıp rafine edildiği Bab’ül Mendep Boğazı’nın[2] stratejik önemidir.

527.000 km2 alanıyla Yemen, Umman ve Suudi Arabistan’a komşudur. Ham petrol üretimine ve büyük doğal gaz rezervlerine rağmen ülkenin 24 milyon sakini, Suud Hanedanlığının askeri istilasının oluşturduğu derin bir insani kriz yüzünden harap olmuş durumdalar.

Bazı yeni veriler Yemen’deki kaos ve acının durumunu gösteriyor.

  • Kasım ayından itibaren Birleşmiş Milletler (BM) Yemen’de kolera salgınından ölenlerin sayısının 2.200’e çıktığını ortaya koydu. Tüm ülkede 895.000 vaka tespit edildi. Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA), çocukların yarısından fazlasının hastalanacağını belirten bir rapor yayınladı. ‘Salgın ülkenin 22 şehrinden 21’inde bulunan ilçelerin %90’ından fazlasını etkiliyor.’ diyerek uluslararası örgütü uyardı.
  • Aynı raporda OCHA, Yemen’in dünyanın en büyük gıda aciliyeti durumuyla karşı karşıya olduğunu ve genel nüfusun yerinin değişeceğini temin etti. BM’ye göre 21 milyon insanın acilen insani yardıma ihtiyaçları var. OCHA koordinatörü Mark Lowcock, Yemen’in dünyanın en kötü gıda sıkıntısı çeken ülke durumuna geçtiğini ve bunun için acil bir insani yardıma ihtiyacı olduğunu belirtti.
  • En son verilerde ölü sayısı 8500’e ve yaralı sayısı 50.00 kişiye kadar ulaştı. BM’nin resmi istatistiklere aktarılamayacak ‘bilinmeyen kurbanlar’ olduğundan dolayı sayının daha da büyük olabileceğini kabul ediyor, çünkü sağlık merkezlerine ulaşamıyorlar ya da diğer sağlık merkezlerine erişme olanakları dahi yok.
  • Yemen halkının 17 milyonu gıda tedarik sorunu yaşıyor. 7 milyon ise ağır gıda tedarik sorunu yaşıyor; bu da gün boyunca bir öğün yiyebileceklerini bile bilmedikleri anlamına geliyor. Ayrıca bir buçuk milyon insanın sağlık, eğitim ile su ve elektrik gibi diğer temel hizmetlere erişimlerinin kesildiği hesaplandı. Ayakta kalan birkaç merkez halen Suudi bombardımanlarının sürekli hedefi.
  • Yemen’de insani yardım bir yolculuk gibi. Suudi Arabistan’ın bölgesel müttefikleriyle beraber başlattığı istilanın doğrudan sonucu, Yemen toprakları üzerindeki ablukadır. OCHA üst düzey yetkilisi Samir Elhawary, Europa Press’le yapılan bir röportajda Yemen’in ağırlıklı olarak ithalata bağımlı bir ülke olduğundan, ekonominin %35 daralmasıyla temel ihtiyaç ürünlerinin yetersiz kaldığını ve fiyatların arttığını açıkladı. Elhawary ayrıca “acı gerçeğin her 10 dakikada bir çocuğun ishal ya da solunum yolu enfeksiyonu gibi önlenebilir hastalıklar yüzünden öldüğünü” ve 2014’ten beri %200 artışla 400.000 akut yetersiz beslenme hastalığının olduğunu ortaya çıkardı.
  • Suudi istilasının bir diğer sonucu da El-Kaide ve Irak-Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) ortaya çıkmasıdır. Geçtiğimiz Pazar IŞİD, ülkenin güneybatısında bulunan Aden şehrinin Jor Maksar ilçesinde bir bombalı araç saldırısı düzenledi. Saldırı esnasında terörist, insanları rehin aldı. Saldırıdan geriye ölen 29 polis memuru ve 6 sivil kaldı. Suudi istilasından sonra El-Kaide Aden’e ve Güney Yemen’e yerleşti.

Yemen halkı bu istilanın en ağır sonuçlarıyla acı çekse de, Suud Hanedanlığı da bundan nasibini alıyor. Suudi Arabistan’ın saldırıları krallığa günlük 200 milyon dolara mal oluyor, bu da son günlerde Basra Körfezi’nin ana monarşisinin iç ekonomisinde hissediliyor. Suudi Arabistan Danışma Meclisi tarafından hazırlanan bir raporda Suudi nüfusunun yaklaşık %22’si yoksulluk sınırı altında yaşıyor. Ayrıca Uluslararası Para Fonu (IMF), Suudi Arabistan’ın mevcut finans politikalarıyla devam etmesi halinde petrol rezervlerinin tükenebileceğini açıkladı. Suudi veliaht Prens Muhammed Bin Salman tarafından ileri sürülen öneriler, ideolojik direklerini, muhafazakar kuralların ve derin neoliberal düşüncelerin bulunduğu yerde kaybetmeden modernleştirilmesi gereken arkaik bir siyasi ve ticari sisteme ‘liberal’ bir yanıt göstermektir.

Bu manzaraya rağmen, Yemen ordusunun tepkisi küçük sayılmaz. Son günlerde Ansarolá, ordunun bazı kollarıyla birlikte krallığın başkentinde Uluslararası Riyad Havaalanı’nı balistik füze fırlatarak vurdu. Geçen hafta Ansarolá, sınırın yakınında 3 zırhlı aracı tahrip ettiğini kamuoyuna bildirdi. Hispan TV, 180’den fazla Suudi paralı askerinin ülkenin başkenti Saná’nın doğusunda milislerle çıkan çatışmada öldürüldüğü bilgisini verdi.

Yemen’in iç durumu küresel düzeyde devam etmesine rağmen Yemen halkının çektiği acılar susturulmaya devam ediyor. Riyad’tan gelmeye devam eden katliamlar, acımasız dokunulmazlık peleriniyle işleniyor. Bu arada, bölünmüş Ortadoğu’nun en güçlüler için daima yararlı olacağı fikri Yemen’de bir gerçeklik haline gelmekte.

[1] Houthis kabilesi ya da Husiler, Ensarullah hareketine bağlı Yemen’de faaliyet gösteren Zeydi gruptur. Grup ismini, kurucusu Hüseyin Bedreddin el Husi’den almıştır. (edn)

[2] Kızıldeniz’i Aden Körfezi’ne bağlayan boğazdır. Dünya genelinde petrol taşıyan tankerlerin %10’una yakını bu boğazı kullanmaktadır. (edn)

Yazının Orijinali İçin:

Redaksiyon: Arman TekinSerkan Alpkaya

Editör: Serkan Alpkaya

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir