Nasıl Oldu da Yarasalar Cadılar Bayramı’nın Bir Parçası Hâline Geldi?

Yazar: Siobhan O’Shea

Çevirmen: Aslıhan Yeşilyurt

Orta Çağ’da “cadıların kuşu” olarak adlandırılan yarasalar, cadılar, şeytanlar ve diğer şeytani varlıklarla ilişkilendirilmiştir.

Yarasalar – Kaynak

1332’de Fransız Bayonne Leydisi Jacaume, bahçesinde “yarasa grupları” görüldüğü için yakılarak infaz edilmişti.

Avrupa’da eve giren yarasa ölüm haberi getirirken aksine Çin’de iyi talihin habercisiydi.

Cadılar Bayramı’nda evinize bir yarasa girmişse batıl inanca göre eviniz perilidir çünkü hayaletler yarasayı eve almıştır.

(Eğer evinizde yarasaları içeri alan hayaletler varsa yarasalar en büyük probleminiz olmasa gerek.)

Bir Orta Çağ efsanesine göre, eve giren bu “kör” yarasalar, insanların daha üstün olan görme yeteneklerini kıskandıkları için onları uykularında kör ederlerdi.

Dehşet vericidir ki:

Bir yarasa evinizin etrafında sadece üç kez uçsa bile o evdeki biri yakında ölürdü.

Gerçi yarasa mitlerinde her zaman ölmek zorunda değilsiniz. Bazı zamanlarda sadece kötü şans, delilik, körlük, kaybolma, kötü haberler ya da ev taşınmasının korkunçluğuyla paçayı kurtarabilirsiniz.

Avrupalılar yarasaları cadılık ve kara büyüyle ilişkilendirmekle meşgulken Mayalılar Camazotz (Ölü Yarasa) adında bir tanrıya tapıyordu. Yarasa kafası ve kanatları ile insan vücuduna sahip olan bu tanrı, insan kurban etme ile ilişkilendiriliyordu.

Pastırma faresi

Çocuk ve Yarasa – Kaynak

Yarasaların yağdan çok hoşlandığına dair batıl inanç, Avrupa ve Kuzey Amerika’da oldukça yaygındı.

Bir yarasa, 1491’deki ansiklopedilerden biri olan Hortus Sanitatis’te[1] (Sağlık Bahçesi) bir kuzunun bacağının çevresinde uçar hâlde tasvir edilmiştir.

Eski inanışa göre, yarasalar jambon ve pastırma kemirmeyi seviyorlardı çünkü etler eskiden bacalarda kurutulduğu için tüneyen yarasalara en çok orada rastlanırdı.

Eski bir İngiliz çocuk tekerlemesi şöyledir:

“Yarasa yarasa, şapkamın altına gir,

Sana bir dilim pastırma vereceğim

Pişirdiğim zaman da

Sana pasta vereceğim,

Yanılmıyorsam eğer.”

Almanya’nın bazı bölgelerinde yarasalar ve domuz pastırması birlikte anılmaktadır. Almancada yarasaya karşılık gelen Speckmaus, kelimesi kelimesine çevirisi de ”pastırma faresi” ya da ”jambon faresi” anlamına gelmektedir.

Yarasalar, kış uykusuna yattıklarında dahi, tütsülenmek için asılmış pastırma parçalarına benzetilmekteydi.

Her ne kadar pastırma hırsızlığı yarasaların üstüne kalmış olsa da, G. M. Allen, 1939 tarihli kitabı Bats’te (Yarasalar) asıl suçluların kuşlar ve fareler olduğunu belirtmiştir.

19. yüzyılın başlarında Almanya’da yapılan deneyler kapsamında yarasalara tamamen pastırmadan oluşan bir yiyecek programı sunulmuştu. Lakin yarasalar pastırma yemeyi reddetmiş ve bir hafta içinde açlıktan ölmüştü.

Saçındaki Yarasalar

“Bizzat yarasaları severim

Fareyi değil, sıçanı hiç değil.

Zikzaklar çizerler akşam havasında

Ve konmazlar asla bir kadının saçına,

Bu öyle bir gerçek ki erkekler

Eşlerini ikna etmek için bir ömür beklerler”

                                                                                 Ogden Nash, “Yarasa” 1952

İnanışa göre, saçlarınıza bir yarasa dolanmışsa bu can sıkıcı, ölümcül ya da ömür boyu sizi lanetleyen bir olay olabilirdi. Saçlarınız dolaşabilir ya da beyaza dönebilir hatta yarasa saçlarınızı kökünden de koparabilirdi. Güney Fransa’dan Kanada’ya kadar uzanan bir inanışa göre, eğer yarasa dışkıları saçlarınıza düşerse uyuz olabilir hatta kel kalabilirdiniz.

Fransız folkloruna göre, bir kadının saçına dolanan yarasa o kadının talihsiz bir aşk yaşayacağına işaret etmekteydi. Olabilecek en kötü şey ise yarasanın kadının saçından kopardığı bir tutamı beraberinde götürmesiydi. İrlanda’da bu olayın ebedi lanetlenmeyle sonuçlanacağına inanılıyordu.

Bir diğer inanışa göre, saçına yarasa dolanmış bir kadının saçları öyle dolanırdı ki, kesilmek zorunda kalırdı. Bu inanışı test etme görevini üstlenen Cranbrook Kontu, 1959’da bir deney yapmıştır. Dört farklı yarasa türü ile gönüllü üç cesur kadının kullanıldığı deneyde yarasaların kadınların saçına kasıtlı olarak dolanması için uğraşılmıştı. Yarasalar her durumda kadınların saçlarına çok fazla dolanmadan kaçmayı başarmıştı.

Yarasalar ve Tıp

Halk şifacıları yarasaların insanlar için faydalı canlılar olabileceklerini düşünmüştür. Ancak bu çoğu zaman yarasalar için kötüye işaretti.

Yarasaların tedavi için kullanıldığı alanlar genellikle katarakttan bulanık görmeye kadar uzanan göz hastalıklarıydı.

Diğer yarasa ilaçlarının yılan ısırığı, astım, tümörler, siyatik, yüksek ateş, acısız doğum veya emzirmeyi desteklemek için kullanıldığı söylenmektedir. 

Sör Theodore Mayerne, hipokondri hastalığı için 15. yüzyılda bir ”yarasa balsamı” hazırlamıştır. Tarifin içerisinde engerek yılanı, yarasa, köpek yavrusu, solucan, domuz yağı, erkek geyik iliği ve bir öküzün kalça kemiği yer almaktaydı.

1700’lerde bir doktor, uygun biçimde hazırlanmış yarasa etinin gut hastalığına iyi geldiği için tavsiye etmiştir.

Antik Roma’da doğa bilimci ve filozof olan Bilge Pliny, ”Natural History” (Doğal Tarih) adlı eserinde yarasalardan şu şekilde bahsetmiştir:

Bu hayvanlardan biri canlıyken evin çevresinde üç defa dolaştırılır sonra da pencerenin dışına baş aşağı çivilenirse tılsım işlevi görür. Ayrıca yarasanın koyun ağılları için en iyi koruyucu olduğu söylenir; önce etraflarında üç kez dolaştırılır ve kapının pervazına ayaklarından asılır.”

1922 yılına kadar hayvanları korumak ve felaketleri engellemek için kapıya baş aşağı yarasa çivilemenin Sussex, İngiltere’de devam ettiği görülmüştür.

Zavallı yarasalar neden bu denli şeytani görülmüştür?

Yarasa, Kuşlar ve Ayılar Şiiri Görseli – Kaynak

Yarasalar form değiştirebilen, ikiliğin ve belirsizliğin sembolü canlılar olarak görülmüştür. Fareye benziyorlardı ancak fare değillerdi. Kör gibi görünüyorlardı ancak gece karanlığında sessizce uçabiliyorlardı.

Her türlü fablda, yarasalar kendilerini önce kuş daha sonra normal hayvanlar olarak göstermiş, genellikle de düzenbaz görünmüşlerdir.

Yarasaların özellikleri Batman ve Drakula’dan çok daha önce popüler fantezileri beslemiştir. İnsanlığın kadim korkularından olan karanlık, gece ve ölümü çağrıştırmışlardır.

Bu nedenle yarasa kanatlarıyla şeytanın, masum bir kuşun kanatları ile de meleklerin tasvir edildiğini görebilirsiniz.

Redaktör: Cemre Yıldırım

Editör: Arman Tekin

Yazının orijinali için:
https://www.interesly.com/bats-at-halloween/

Yarasa inanışı için aşağıdaki kaynaklara göz atabilirsiniz:

http://www.batcon.org/resources/media-education/bats-magazine/bat_article/562

http://www.batcon.org/resources/media-education/bats-magazine/bat_article/531

http://www.batcon.org/resources/media-education/bats-magazine/bat_article/546

https://www.thoughtco.com/bat-magic-and-folklore-2562685

https://www.earthlife.net/mammals/bat-man.html



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir