Kartaca’da Denizcilik ve Deniz Savaşı

Yazar: Mark Cartwright

Çevirmen: Ahmet Somay

Kartacalılar antik zamanda denizcilik ve gemi tasarımı üzerine yaptıkları yenilikler ile bilinirdi. Donanmanın koruduğu imparatorluğu, İtalya’nın ucundaki Sicilya’dan Afrika’nın Atlantik kıyılarına kadar uzanıyordu. Kartaca’nın denizdeki kuvveti, Sicilya ve bölgedeki diğer Helenistik tiranlarla yarışır hale gelmişti ve sonunda yarattıkları donanma ile kara ordusu kadar başarılı olan Romalıların yerini almıştı.

Kartaca İmparatorluğu

Kartaca, Akdeniz’deki eski Fenike kolonilerinin başına geçmekle kalmayıp, imparatorluk sınırları içine Kuzey Afrika, İber Yarımadası, Sicilya, Sardinya, Korsika ve diğer batı Akdeniz adaları gibi yeni birçok koloni dahil etti. Antik dünyanın imrendiği donanmasını bu şehirler arasındaki ticari ilişkileri sürdürmek ve çıkarlarını korumak için kullandı. Bu donanma o kadar güçlüydü ki, Roma her ne kadar kara savaşlarında başarılı olsa da Kartaca’yı yenmek için ve Batı Akdeniz’i hakimiyeti altına almak için ilk defa kendi filosunu inşa etmek zorunda kaldı. Pön Savaşları’ndan üç yüzyıl önce bile Kartaca donanması denizlerin hakimiydi.

Kartaca’nın Gemileri

Anavatanları olan Fenike’den kendilerine miras kalan becerileri sadece denizcilik değildi; Kartacalılar aynı zamanda gemilerinin kalitesi ile de Antik Akdeniz’de hayranlık uyandırmaktaydı. Kartaca’nın büyük boyutlu gemilere talebi o kadar çoktu ki parçaları önceden seri bir şekilde üretilip, kolay birleştirilmesi için numarandırılıp hazırlanıyordu. Gemilerinde meşe, köknar ve çam ağaçları kullanıyorlardı. Kartaca’nın filosunun büyüklüğü zamana göre değişiyordu ama tarihçi Polibios’a göre MÖ 256 yılında Kartaca’nın filosu 350 gemiden oluşuyordu. Roma ile girdikleri Pön Savaşları (MÖ 264-164) sırasında filo savaşlarda ve fırtınalarda korunmak adına sürekli yenilenmek zorunda kalmıştı.

Kartaca’nın filosu, ön tarafında su seviyesinin hemen altında bulunan bronz bir koçbaşı ile vurarak düşman gemilerini batırmaya çalışan büyük yelkenli ve kürekli gemilerden oluşuyordu. Yön, arka tarafın (geminin kıç tarafının), her iki yanına sabitlenmiş yönlendirici küreklerle sağlanıyordu. Her yönlendirici kürek dümenci tarafından kullanılabilmesi için yatay bir kaydırma çubuğu ile donatılmıştı. Fenikeliler üç sıra kürekli kadırgayı (triteme) icat etmişlerdi fakat Kartacalılar bunları erken dönemlerinde kullandıktan sonra MÖ 4 yy’da daha büyük ve daha hızlı olan kürek başına dört ve beş kişinin düştüğü dört (quadrireme) ve beş (quinquereme) sıra kürekli kadırga kullanmaya başladılar. Quinqueremeler adını her üçlü kürek sırasında beş kürekçi bulundurmasından alıyordu ve Kartaca donanmasının en çok kullanılan gemisiydi. Üzerlerine mancınık yerleştirilen bu devasa gemiler muhtemelen kuşatma savaşlarında kısıtlı olarak kullanılmış ve borda[1] savaşlarında kullanılmamıştır.

Taktikler

Deniz savaşı sırasında gemilerin esas amacı düşman gemilerinin gövdelerine koçbaşı ile vurmak ve delik açmaktı ya da sıralı kürekçilerinin küreklerini kırmaktı. Yelkenler savaş esasında kullanılmıyordu ama kürek gücü gemiye yaklaşık 7-8 knotluk[2] bir hız sağlıyordu. Geminin tayfası o kadar iyi eğitilmeliydi ki sadece gemiye manevra yaptırmayı değil, aynı zamanda düşman gemilerini çok uzağa kaçırmamalı ve koçbaşı ile yarık açmalıydı. İkinci aşama ise düşman gemisine çeşitli uzun menzili silahlarla saldırmak ve gerektiğinde borda kancaları kullanarak düşman gemisine çıkıp göğüs göğüse çarpışmaktı. Polibios, Kartacalı denizcilerin savaş anındaki beceri ve taktiklerini şöyle anlatıyor:

“Romalılar gemilerinin üstün inşası ve kürekçilerinin açık denizlerde geliştirdikleri iyi eğitimleri sayesinde hız bakımından çok üstündüler. Bir gemi herhangi bir şekilde düşman tarafından alt ediliyorsa hızları yüzünden derhal açık denize çekilir ve peşine o gemiyi takardı… İşte o zaman, o gemiye ya arkadan ya da kanatlardan saldırırlardı. Düşmanları, kötü kürekçileri ve ağır gemi gövdeleri yüzünden dönerken çok büyük zorluklar yaşıyorlardı; böylece Kartacalılar birçoğunu defalarca koçbaşları ile vurup batırıyordu.” (aktaran Salimbeti 49 )

Gemiler iki türlü mahmuzlanıyordu. Birincisi “diekplous” (diğer adıyla “yarma”) denilen gemiler, sıra hat halinde oluştuğunda tek bir zayıf nokta seçilir ve oradan saldırılır. Karşı tarafın gemileri kendi hatlarında herhangi bir boşluk oluşmasını önlemek için ya diekplousa karşı hatlarını kademeli dağınık düzende tutardı ya da hiç boşluk bırakmazdı. Diekplous taktiği Ebro savaşında (MÖ 217)  Romalı bir filonun Kartacalı bir filoyu yenmesinde çok mühim bir rol oynamıştı. Bir diğer taktik “periplous” olarak bilinen bir taktikti. Bu taktikte gemiler, düşman gemilerinin kanatları boyunca ilerleyip kanat ve arkadan saldırmaya çalışırdı. Bu taktiğin önüne bir diekplous savaşına izin verecek kadar olmasa da gemilerin mümkün olduğunca geniş alanda yayılmasıyla geçilebilirdi. Filonun bir kanadını bir sahil tarafından korunacak şekilde konuşlandırdığınızda özellikle çok sayıda düşmandan periplous manevrası için çok büyük imkânlar sağlardı. Bütün bu mahmuzlama devam ederken, daha küçük gemiler ortada kalmış olan gemileri savaş hattından uzaklaştırmaya veya ele geçirilmiş olanları götürürdü.

Deniz savaşları dışında Kartaca’nın filosu ordu için taşıma, ticari gemileri için koruma, kıyılara baskın, düşman gemilerine saldırı, düşman limanlarına abluka altına alma ve Kartacalı kuvvetlerini onlar abluka atlında olduğunu zaman onları kurtarma gibi birçok lojistik görevde bulunuyordu. Kartaca’nın  filosu aynı zamanda ticari tekelinin bulunduğu yerleri rakiplerinden korumak için onların ticari gemilerini batırırdı.

Komutanlar ve Mürettebat

Filonun komutası Kartaca konsili tarafından seçilen bir amiral ile idare ediliyordu. Bu amiral ordu komutanı ile eş seviyede idi ve nadiren iki kuvvet aynı kişi tarafından yönetiliyordu. Her gemi üç subay ile yönetiliyordu ve bunlardan biri dümenciydi. Klasik bir beş sıralı kadırga (quinquereme) 300 kişilik Kartaca’nın vatandaşları ve Utika[3] gibi müttefiklerinden oluşan bir kürekçi takımından oluşuyordu. Daha sonra yüksek talebi karşılamak için savaş zamanında köleler de kullanılmaya başlanılmıştı. Daha az işi bilen köleler büyük gemilerde iki kişinin kürek çektiği yerlerde kullanılıyordu. Bu düzenleme sayesinde bir kürekçinin gücünden yararlanırken diğerinin de tekniğinden yararlanılıyordu. MÖ 3. yy ait Sicilya açıklarında batmış olan Kartaca gemisi Marsala batığı bize sadece gemilerin kolay birleştirme için numaralandırılma bilgisini vermekle kalmayıp bize aynı zamanda mürettebatın ne yiyip ne içildiği (çeşitli kurutulmuş et: tavuk, at, sığır, keçi, domuz, inek ve ceviz, badem ayrıca içecek olarak da şarap) hakkında da bilgi sağlamıştır.

Kürekçiler gemi sahilde iken rahatlayamazdı çünkü deniz savaşları olmasa da kara savaşları olması beklenirdi. Mürettebat çeşitli kuşatma ekipmanlarının inşası için de kullanılıyordu. Büyük gemiler birkaç katlıydı bu yüzden de mızrak, cirit ve kılıçlarla silahlandırılmış okçular ve deniz piyadeleri ile her an düşman gemilerini bordaya hazır bir biçim bekliyordu.

Kartaca Limanı

Kartaca donanma filosunun kendine ait bir limanla ayrılıyordu ama Kartaca’daki ticari limana bağlıydı. Bu donanma limanı devasa bir halka şeklindeydi ama ticari limandaki dikdörtgen biçimli limanda demirleniyorlardı. İnsan yapımı ve yaklaşık iki metre derinlikte olan iki liman da muhtemelen MÖ 220-210 yy.’a tarihlendirilir. Donanmanın liman merkezi “amiral adası” olarak bilinen, dış halkaya geçitlerle bağlanmış bir kule yapısı üzerinden yönetiliyordu. Tarihçi Appian, bize bu “limanın adası”na 30 tane gemi sığabilecek kapasitede olduğunu ve ayrıca girişin 21 metre olduğunu anlatıyor. Rıhtım barakasının dış halkası ise diğer bir 170 gemi ile tutulmaktaydı. Güncel arkeolojik veriler sayesinde limanın çapının 325 metre olduğu keşif edildi ve bu Appian’ın verileri ile eşleşmektedir. İyon sütunlu çatılı rıhtım barakaları nispeten daha hafif olan gemilerin bir kızak yolu çekilip tamire alınmasını ve bunların kullanılmadığı zamanda su geçirmemesini sağlıyordu. Bu barakalar 30-48 metre uzunlukta ve 6 metre genişlikteydi. Liman aynı zamanda piyadelerin hatta savaş arabalarının bile gemilere binerken kullanabildiği geniş bir platforma (choma) sahipti. Her iki liman da çok büyük sur duvarları ile korunuyordu.

Önemli Deniz Savaşları

Yunan Şehir Devletleri ve Sirakuze

Kartaca donanmasının dahil olduğu bilinen ilk deniz savaşı MÖ 535 yılında Korsika Adası[4] açıklarında Fenikelilere karşı yapıldı. Kartaca’nın Sicilya’yı kontrol etmek için bitmek bilmeyen hırsı, MÖ 5. ve 4. yy boyunca çoğunun zaferden çok kayıp olan birçok deniz savaşına yol açtı. Sirakuzeli Dionysius I’e karşı olan savaşlarda (dört), Timoleon[5] ve Agathocles[6] deniz çarpışmalarını, ablukaları ve kıyı baskınlarının hepsini gördüler. Kartaca aynı zamanda 3. yy başında Roma’ya Pirusa[7] karşı olan savaşı sırasında filosu ile lojistik destek sağlamıştır. Bilakis, Kartaca’nın en iyi belgelendiği deniz çarpışmaları Kartaca’nın şu an bir numaralı düşmanı olan Roma’ya karşı hayatta kalma savaşları vermiş olduğu Pön Savaşları olmuştur.

Birinci Pön Savaşı

Birinci Pön Savaşı (MÖ 264-241) sırasında Romalılar Kartacalıları yenmek için daha önce asla yapmadıkları bir şeyi, kendi filolarını inşa etmeleri gerektiğini çabucak fark ettiler. Bu doğrultuda MÖ 260 baharında Romalılar 20 üç sıralı ve 100 dört sıralı kadırgalık filosunu sadece 60 günde inşa ettiler. Ele geçirdikleri bir Kartacalı gemiyi taklit ederek ona yepyeni bir özellik daha eklemişlerdi ve ona corvus (karga) adını verdiler. Bu ucunda büyük bir demir tutan çivisi olan (tıpkı bir gaga gibi kuş adı buradan gelmektedir), düşman gemilerine ağır piyadelerin (tek seferde 80-120 kişi)  borda etmesini sağlayan. 11 metre uzunluğundaki bir platformdu. Asıl düşünce Kartacalıların üstün denizciliklerini etkisiz hale getirmek ve deniz savaşını daha çok bir kara savaşına dönüştürmekti. 145 filoluk  Roma donanması 130 filodan oluşan Kartaca donanmasını Mylae (Milazzo)[8] Savaşında (MÖ 260) bozguna uğratması bu usta yaratıcılığın doğrudan başarısıydı. Kartacalılar Romalıların denizcilik becerilerini o kadar görmezden geliyordu ki, bir savaş düzeni bile almamışlardı. Kartaca komuta gemileri ele geçince komutanlarını bir sandal ile kaçmaya zorladı. Romanlı komutan Duilius[9] ise Roma tarihinde deniz savaşında ilk defa üstün başarı gösteren bir komutan olduğu için onurlandırıldı.

Kartaca corvus‘a karşı herhangi bir çözüm bulmamış gözüküyordu ve MÖ 258’de Sulcis’de ve MÖ 256’da Eknomus Savaşı ile yenilgi serisi devam etti. İkincisi, tarihte bilinen Romalıların 330 filo ve Kartacalıların da benzer sayıda filo ile en büyük gemiden gemiye çarpışmaydı. Romalılar Kartaca hattını bozan dört ayrı savaş grubu kurmuştu. Savaştan Kartacalılar 100 Romalılar 24 gemi kaybederken ile ayrılmıştı.

Kartaca MÖ 249’da Drepana (Trapani) savaşında denizcilik becerileri sayesinde Romalı filosunu denizde köşeye sıkıştırarak kazandığı önemli bir zaferle onlara karşı koydu. Adherbal önderliğindeki Kartaca filosu ustalıkla Roma filosunun 120 gemisinden 93’ünü ele geçirdi. Romalı komutan Publius Clodius Pulcher düşüncesizce gece saldırmaya karar verdi ve Roma’ya döndüğünde vatan hainliğinden suçlandı. Pön Savaşları’nın birincisi 10 Mart tarihinde bugünkü Aegates Adaları[10] (İtalyancası: Isole Egadi) yakınlarında Romalılar tarafından kazanıldı. Hanno önderliğindeki bir Kartaca filosu yardım amacıyla o sırada Roma kuşatması altında olan Sicilya’daki Drepana şehrine gönderildi ancak bu kurtarma filosu Konsül Gaius Lutatius Catulus’un 200 gemilik donanması tarafından yenilgiye uğradı. Catulus, önceki yaz bütün donanmasını eğiterek geçirmişti ve Kartaca gemilerinin 50’sini batırarak, 70’ini ele geçirerek ve 10.000 kişiyi esir alarak, bu eğitimin karşılığını almıştı. Kayıplar çok büyük değildi ama asırlardır süren savaştan sonra para sıkıntısı çeken Kartaca’nın barış istemesine sebep olmuştu.

İkinci Pön Savaşı

İkinci Pön Savaşı (MÖ 218-201) daha çok karada savaşıldı ama her iki tarafında donanması kara ordularının taşınmasında, ikmalinde ve limanların ablukasında çok önemli rol oynamıştı. Hamilcar Barca MÖ 237’de ordusu ile birlikte güney İspanya’yı fethetmek için zaten yelken açmıştı. M.Ö 216’da da Sardinya’yı geri alma girişimi başarısız oldu ve İspanya’ya baskıyı azaltmak için Büyük Scipio Africanus tarafından başka bir ordu gönderildi. Kartaca ordusu MÖ 213’te Sicilya’ya gönderildi ama Marcellus’un Sirakuze’yi almasına engel olamadı. Kartaca MÖ 205’te Mago[11] önderliğinde bir orduyu daha güney İtalya’da kıstırılmış durumda bulunan kardeşi Hannibal’i kurtarması için göndermişti. Ne yazık ki, Mago sadece Kuzey İtalya’nın Liguria’ya ayak basabildi çünkü Roma’nın tüm ana limanları güneyde Roma donanması ve güçleri hakimiyetindeydi. MÖ 204 yılında Scipio 30.000 kişilik bir ordu ile sorunsuz bir şekilde Afrika’ya geçmeyi başardı. MÖ 202 yılında Romalı general Hannibal’in yönettiği orduyu Zama savaşında yendi. Roma ikinci ve mutlak bir seferden bir kez daha zaferle ayrıldı.

Kara savaşları savaşta çok önemliydi ama dahası Kartaca deniz hakimiyetinden yoksundu. Hayati bir şekilde, Kartaca, Hannibal’in ordusunu ikmal edemedi; iki kardeşin ordusunu birleştiremedi ya da Scipio’nun Afrika’ya geçmesini önleyemedi. Birinci Pön Savaşı’ndan  sonra denizlerdeki Roma hâkimiyeti onları durdurmaz kıldı. İkinci Pön Savaşı’ndan sonra yapılan barış anlaşmasının şartlarından biri de Kartaca’nın bir daha asla bir filoya sahip olmamasıydı ve bir zamanların en büyük donanmasına sahip Kartaca 10 küçük gemi ile sınırlandırılmıştı.

Üçüncü Pön Savaşı

Üçüncü Pön Savaşı (MÖ 149-146) uyumsuz bir savaş olmuştur. Kartaca, filosu olmadan Romalıların Kuzey Afrika’ya 80.000 asker indirmesini hiçbir şekilde önleyememişti. Kartaca’nın etkileyici surlarının arkasındaki cesur direnişine ve 50 gizlice inşa edilmiş gemi filosuna rağmen, Roma Senatörü Cato’nun ünlü emri harfiyen uygulanmış ve Kartaca yok edilmişti. Roma toplamda 600 gemi kaybetmişti (bunların çoğu fırtınadan dolayı) ve daha çok adamı Kartaca’ya göre daha hızlı yerine koyabilmesi ve üsün kara ordusuna sahip olması Kartaca’nın sadece bir kez daha yenilmesi değil, bunun yanında şehrin tamamen yok olmasına ve nüfusunun köle olarak satılması anlamına geliyordu.

Sonuç

Kartaca donanması başlangıçta Akdeniz’in gemi tasarımında yenilikçisi olmuştu ve birçok düşmana karşı birçok zafer kazanmıştı ancak Pön Savaşları zamanında dünya değişmişti. O zamana kadar çok az sayıdaki savaş, yalnızca deniz savaşı ile çözülmüştü, çünkü kara savaşı, düşman üzerinde tamamen yenilgiye uğratmanın başlıca aracı olarak kalmıştı. Pön Savaşları başlamadan bile Kartaca deniz savaşı yapmak zorunda kalmadan denizcileri gerçek bir savaş deneyimi yaşamamış bir kuşak geçirmişti. Roma deniz savaşında büyük bir başarı göstererek üstesinden geldi ve neredeyse istediği vakit filolarının yerine koyabildi. Romalılar, İspanya ve Kuzey Afrika’da Kartacalıları karada bozguna uğrattı. Hannibal’in İtalya’daki dört büyük zaferi bir istisna olmuş, kaideden öteye gidememişti ve onun en büyük kumarı olan Roma’nın içinden çökeceğine dair planı tutmamıştı. Böylece, Roma profesyonel ordusu ve iyi eğitimli donanması ve iyi disiplinli birlikleriyle, görev süreleri boyunca askeri bir kariyere şevkle bakan net bir komuta yapısına sahip askerlerle Kartaca’yı hem karada hem de denizde bozguna uğrattı. Kartaca aşırı muhafazakâr komutanlar tarafından desteklenmedi ama her halükarda Akdeniz’in yeni yükselen süper gücü ile boy ölçüşecek mali ya da askeri güce sahip değildi. Antik savaş çok silahlı, çok askerli ve birden çok bölgede düzenlenen harekatlı bir savaş sistemine evrilmişti ki Romalılar tüm bunlarda ustalaşmıştı.

Kaynakça

Anglim, S., Fighting Techniques of the Ancient World 3000 BCE-500 CE (Amber Books, 2013).

Bagnal, N., The Punic Wars (Thomas Dune s, Hardcover(2005), 2016).

Hoyos, D. et al, A Companion to the Punic Wars (Wiley-Blackwell, 2016).

Hoyos, D., The Carthaginians (Routledge, 2016).

Miles, R., Carthage Must Be Destroyed (Penguin, 2016).

Salimbeti, A., The Carthaginians 6th-2nd Century BC (Osprey Publishing, 2014).

Steinby, C., Rome Versus Carthage (Pen and Sword, 2014).


Dipnotlar:

[1] Düşman gemisine çıkarma yapmaya çalıştığında kullanılan genel kavram. (çn)

[2] Knot, saatte 1 deniz miline (nm) eşit hız birimi. 1 kn= 1 deniz mili. Yaygın olarak denizcilik ve havacılıkta kullanılan bir değerdir.

[3] Tunus’un 33 km kuzeyindeki bu yerleşim yeri, Fenike’nin ilk Kuzey Afrika sahillerindeki kolonisidir.

[4] Fransa’nın güneydoğusunda yer alan ve bugün Fransa’ya bağlı bir adadır.

[5] MÖ 411-MÖ 337 yıllarında yaşamış devlet adamıdır.

[6] Agatokles hakkında detaylı bilgi Machiavelli’nin Prens/Hükümdar kitabının sekizinci bölümünü inceleyebilir.

[7] Epiruslu Pirus

[8] İtalya’nın güneyinde bir şehir.

[9] Gaius Duilius, hakkında ve aile kökeni hakkında çok fazla şey bilinmemektedir. Kendisi Romalı amiral ve politikacıdır.

[10] İtalya’da bir takımadadır.

[11] Mago Barca (MÖ 243-MÖ 203), Hamilcar Barca’nın oğlu.

Redaksiyon: Arman Tekin

Editör: Serkan Alpkaya

Original article by Mark Cartwright / Ancient History Encyclopedia

https://www.ancient.eu/Carthaginian_Naval_Warfare/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir