Çerkez Güzelleri – Güzellik, Esaret, Barnum

Yazar: Siobhan O’Shea

Çevirmen: Aslıhan Yeşilyurt

Çerkezlerin güzellikleri, Viktorya dönemi insanlarını büyülemiştir. Orta Çağ’dan bu yana, Çerkez kadınları dünyanın en güzel kadınları olarak görülmüştür. Ana vatanları olan Kuzey Kafkasya, Rusya ve Orta Doğu tarafından sınırlanan Avrupa ve Asya ile kesiştiği Kafkas Sıradağları boyunca uzanmaktadır.

”Çerkez Güzeli” kavramı için Çerkez bir köleden gayrimeşru oğul sahibi olan Cosimo de’ Medici’ye kısmen teşekkür edebiliriz. Johann Friedrich Blumenbach’ın[1] sözde bilimi, Çerkez güzelliği fikrini daha da körüklemiştir. Onun “bir kafatasına tutkuyla bağlanması” Çerkezlerin “en saf ve en güzel beyazlar” olarak ün kazanmasına neden olmuştur.[2] İşte bu nedenle dünyanın birçok yerinde milyonlarca insan kendini hâlâ “Beyaz Kafkasyalı” (White Caucasian) olarak tanımlamaktadır.

Mavi Gözlü Kediler

Osmanlı Padişahı II. Abdülmecid’in Çerkez Cariye Tablosu

Çerkez kadınları özellikle Osmanlı İmparatorluğunda yüksek statülü köleler olarak ünlenmiştir. Son derece güzel ve zarif olmalarıyla şöhret kazanmaları Batı Oryantalizminde kinayeli bir tabir hâline gelmiştir. Voltaire haremdeki Çerkez kadınlarını şöyle tanımlamıştır:

“Bu genç kızlar, erkeklerle nasıl ilgilenecekleri konusunda asalet ve ustalıkla eğitilirler; nazik ve kadınsı danslar ile en şehvetli yollarla uğruna eğitildikleri kibirli efendilerinin zevklerini nasıl doruğa çıkaracaklarını öğrenirler.”

Çerkezler “pembe soluk” veya “pürüzsüz beyaz” bir tene sahip olmalarıyla ünlüydü. Çoğunun saçları açık/koyu sarı veya kızıl, gözleri ise gri-mavi veya yeşil olsa bile içlerinde koyu renk saça ve çok açık tene sahip olanları da vardı. Haremdeki rakipleri Çerkezlerin beyazlıklarını kıskanmış ve onları “mavi gözlü kedilerin menfur ırkına” mensup kişiler olarak lanetlemişlerdir.

Çerkez Güzelliği ve Losyonlar

Güzellik ürünlerine ait reklamlar, 18. yüzyıldan itibaren, cezbedici olmak amacıyla başlıklarında “Çerkez” sözcüğünü kullanılmıştır. Bir cilt ürünü olan “Çerkez Losyonu”nun şişesi 1806’da 50 sente satılmıştır.

Çok kelepir, eğer iddia ettiği şeyi başardıysa!

“Güneşin kavurucu sıcaklığından, çillerden, soğuktan ve kışın üşütmeden gelen yanıklardan, iskorbüt hastalığından, ciltteki sivilce veya kabarıklıklardan, ne kadar kötü durumda ve deforme olursa olsun derinin altında ve üstünde üreyen gözle görülmeyen hayvanlara, karıncalanma, zona hastalığı, saçkıran, burun ve çene kızarıklıklarını yaşayan cilde, kronik cilt hastalıklarına ve cildi etkileyen her türlü doğal olmayan duruma karşı cildi korumak, yumuşatmak, temizlemek ve güzelleştirmek için etkili bir ilaçtır.”[3]

Bu “Çerkez” figürü çok beğenildi. 18. yüzyılın sonlarında Batı Avrupalı modacıların iddiasına göre:

“Çerkez korsesi kaba olmadan göğsün kıvrımlarını olabilecek en avantajlı şekilde sergileyen ve yalnızca göğüs bölgesine hacim vererek zarif bir görüntü oluşturmakla kalmayıp aynı zamanda sağlığa da faydalı olan tek korsedir.”[4]

Kabarık Saçlı Kızlar

P. T. Barnum[5], egzotik ülkeden getirilmiş bu çekici ve baştan çıkarıcı köle kızlardan kârlı bir iş kurabileceğini öngörmüştü. 1864 tarihli bir mektupta,[6] Barnum yardımcısı John Greenwood Jr.’ı, iki Çerkez güzelini satın alması için beş biner dolar (o dönem için büyük miktar) harcamakla görevlendirmişti. Greenwood, İstanbul köle pazarlarına girmeyi başaramadığında, Barnum çareyi Katolik İrlandalı kızları “Çerkez Güzelleri” olarak sahneye çıkarmak için anlaşmakta bulmuştu. Bu gösteri işi için birkaç koşul vardı:

Kadınlar Viktoryen standartlarına uygun olmalı, hatta oldukça güzel olmalıydı.

O dönemin Avrupalı ve Amerikalı kadınlarından daha açık, egzotik kıyafetler giymeleri gerekliydi.

İnci gibi göz alıcı takılar takıp baştan aşağı işlenmiş giysiler giyerek kendilerini sergileyebilirlerdi.

Zalumma Agra, Zuruby Hannum, Azela Pacha, Zribeda ve Zoledod gibi içinde “Z’” harfi geçen bir isme sahip olmaları gerekiyordu.

Saçları kabarık olmalıydı.

“Z” harfi içeren adlar gibi tamamen Barnum’un icadı olan bir diğer şey ise saç konusuydu. Kızlar saçlarının kabarık olması için onları bira ve yumurta beyazıyla yıkıyor, böylelikle sahte bir afro saç görünümüne kavuşuyorlardı. Bir gazeteci bu saçlar hakkında şöyle yazmıştı:

“Saçlar olgunlaşmış bir karahindiba gibi görünüyordu. Bir kovayı kaplayabilecek büyüklüktelerdi.”[7]

Georgetown Üniversitesi’nden Kafkasya uzmanı Charles King, Afrikalı kadın cinselliğinin popüler kavramlarından biri olan kabarık saçların siyahiliğe bir gönderme olabileceğini söylemiştir. Bu trend, ucuz müzelerde ve seyyar doktor gösterilerinde “yosun saçlı kadın” ismiyle de anılan sözde Çerkez kadınlarla birlikte giderek yayılmıştı. Ancak bunun modası da zamanla geçmiş ve kılıç yutma gibi geleneksel sirk gösterilerine geri dönülmüştü.

Çerkez Yas Günü

Çerkez güzelliğine olan hayranlık, Rusları, onlara soykırım uygulamaktan alıkoymamıştır. Çerkezler 1864 yılında birçok kişinin haberinin dahi olmadığı bir soykırıma maruz kalmışlardır.

101 yıllık Rus-Çerkez savaşından sağ kurtulanlar da kendi vatanlarından sürülmüştür. Çerkezlerin çoğu Osmanlı topraklarına göç ederken yollarda ölmüştür. Denizde ölenler o kadar fazlaydı ki Çerkezler uzun yıllar sevdiklerinin hatırası nedeniyle balık yemediler. Bugün, Çerkezlerin %90’ı kendi topraklarından ziyade diğer ülkelerde yaşamaktadır.

Her yıl 21 Mayıs Çerkez Yas Günü olarak anılmaktadır.

Yazının orijinali için: https://www.interesly.com/circassian-beauties-bondage-barnum/

Dipnotlar

[1] Johann Friedrich Blumenbach (11 Mayıs 1752 – 22 Ocak 1840), Alman bir fizikçi, doğabilimci ve antropologtur. İnsanı, doğa tarihi içerisinde bir unsur olarak inceleyen ilk bilim insanlarından olması yönüyle önemlidir. Kaynak

[2] https://www.historyextra.com/period/five-things-you-didnt-know-about-the-caucasus/

[3] Morning Chronicle’ (NYC), 20 Eylül 1806

[4] Morrison, S., A Memoir of John Bell (1745-1831),1930, Cambridge Üniversitesi Yayınları

[5] Phineas Taylor Barnum (5 Temmuz 1810 – 7 Nisan 1891), Amerikalı bir şovmen, siyasetçi ve iş adamıdır. Gösteri dünyasını bir sektör haline getiren ve “ucube gösterisi” diyebileceğimiz gösterilerden para kazanmasıyla ünlenmiştir. Kaynak

[6] https://lostmuseum.cuny.edu/archive/letter-from-p-t-barnum-to-john-greenwood

[7] https://www.newyorker.com/culture/culture-desk/the-hidden-past-of-sochi

Redaktör: Martı Esin Şemin

Editör: Arman Tekin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir